Medya Okuması

 

Türkiye'nin en yakıcı sorunlarının başında geliyor olmasına karşın, yoksulluk ve yarattığı yoksunluk halleri ana akım medyada kendine yer bulamıyor. Yoksulluğun yarattığı toplumsal yıkım başlı başına bir haber konusu iken 'yoksullar' ancak üçüncü sayfanın, yani adli olayların konusu olursa gazetelerde ve haberlerde kendine yer bulabiliyor. Bu, büyük şirket ve holdinglerin uzantısı olarak çalışan medya kuruluşlarının bilinçli bir tercihi.

Bugüne kadar yoksulluk ve ana akım medyada temsili üzerine yapılan araştırmalarda, ana akım medyada yoksul, yoksun bırakılmış insanlar yok sayılıp gözlerden saklanıyor, tespitine sık sık rastlamak mümkün. Ana akım medyada yapılan yoksulluk haberlerinde, yoksulluğun sosyo-ekonomik temelleri ve eşitsizliğin nedenleri kamufle edilirken, yoksul insanların ötekileştirilip marjinalleştirildiği görülür [1]. Yoksul bırakılmış insanlar suçun ve şiddetin kaynağı olarak gösterilir ya da sorun bireyselleştirilerek dramatize edilir. Yoksulluk haberlerinde dikkat çeken bir başka ortak yan ise 'devlet' ya da kurumlarının 'şefkati'dir. Yoksul kişinin yol açtığı öne sürülen yıkımı, yoksulluğun ‘gizlenen sorumlusu’ devletin ortadan kaldırdığı mesajı verilir. Bu yanıyla yoksulluğun suçu da yoksula yıkılır.

Dosya konumuz olan Emine Akçay'ın yaşamına son vermesine ilişkin yapılan haberlerde de dikkat çeken ortak yön, konunun dramatik bir şekilde sunulmuş olmasıdır. Haber metinlerinde Emine Akçay'ın içinde bulunduğu ekonomik yetersizlikler ya da sosyal devlet olgusu sorgulanmak yerine Akçay'ın eşi Hüseyin Akçay'ın suçlu olarak işaret edildiği görülmüştür [2]. Emine Akçay'ın yaşamına son vermesinin ardından çocuklarına “devletin sahip çıktığı” da haberlerde yer alan ortak mesajlardandır.

Yoksulluğun Pornografisi

Diğer yandan yoksulluk pornografik bir seyir malzemesi haline getirilerek, görece daha iyi durumda olan 'orta sınıf' için 'şükür' öznesi haline getirilir. Medya yoksulluk konusunda da ‘yoksul olmayanlar için’ rıza üretir. Yoksulluk bir taraftan yok sayılsa da diğer taraftan görselleştirilmekte ve böylelikle de seyir malzemesi haline getirilmektedir [3]. Özellikle görsel medyanın yoksulu ve yoksulluğu sunuş biçimi dikkat çekicidir. Akademisyen Necmi Erdoğan, “Ağır Çekim Yoksulluk” adlı çalışmasında, yoksullara yardım konulu televizyon programlarında ağır çekime konu olan yoksulluk halleri ile pornografik temsiller arasındaki benzerliklerin altını çizer. Örneğin, ikisinde de odakta beden vardır; birinde yoksulluğun çıplak ayakları, diğerinde kadının çıplak göğüsleri. Birinde yoksulun gözyaşı, diğerinde ise meni ağır çekime konu olur. İkisinde de beklentiler ve tatmin edilmesi beklenen arzular vardır: vicdan ya da cinsel dürtüler [4].

Erdoğan, 'yoksulluğun pornografisi'nin ana karakterinin de kadınlar olduğunun altını çizer,

Yoksul gösterimleri ile porno filmler arasında birçok paralellik kurulabilir. Her şeyden önce, her ikisi de müstehcen bir bakışı, seyri içerir ve her ikisinin de nesnesi bedendir. (...) Biri sizi cinsel olarak uyarmak için vardır; diğeri vicdanınızı harekete geçirmek için. (...) Her ikisinde de yakın ve ağır çekime sık sık başvurulur. Biri cinsel organları mercek altına yatırır; diğeri sakat ayağı veya solgun ve üzgün yüzleri. (...) Tüm bunlar düşünüldüğünde, yoksullar kadınlardır; cinsiyet olarak değilse bile, sembolik olarak.” [5]

Emine Akçay’ın yaşamına son vermesi de ana akım medyada üçüncü sayfa haberi çerçevesinde ele alınmıştır. Dosya için gazetelerin internet siteleri üzerinde yaptığımız taramada Akçay’ın intiharının neredeyse ‘yok sayıldığı’nı gördük. Haberlerde intihara sürükleyen yoksulluğun nedeni olarak ‘paraları Bulgar çeteye kaptıran’ [6], ‘şiddet uygulayan’ eş işaret edilirken, sosyal adaletsizliği ortadan kaldırması gereken devlet ‘şefkat eli’ olarak kodlanmıştır.

Emine Akçay’ın yaşamına son vermesine ilişkin online haber ve videolara arama motoru üzerinden “Emine Akçay”, “ Emine Akçay intihar”, “yoksulluk ve intihar” sorguları yapılarak ulaşıldı. Yapılan taramalar sonucu ulaşılan az sayıda haberin büyük kısmının da haberi tek bir ajans haberine dayandırdığı görüldü. Gazeteler olay yerine muhabir göndermek, 26 yaşındaki iki çocuk annesi bir kadının hayatına neden son verdiğini anlamak için çaba sarf etmemişti. Yani gazeteler için genç bir kadının yoksulluk nedeniyle yaşamına son vermesi vaka-ı adiyeden sayıldı. Konu hakkında Google aramalarından ulaştığımız iki özel haberden biri Habertürk biri de Evrensel gazetesinde yayınlanmış. Vatan gazetesi ise olayı DHA’nın geçtiği bilgilerle haberin dramatik yönünü öne çıkararak yeni bir metin ile okuyucularına duyurmuş.

İlerleyen yıllarda ise Emine Akçay’ın eşi Hüseyin Akçay’ın yargılanması ve Hüseyin Akçay hakkında ‘Bulgar çetelere para kaptırdı” iddialı iki haber dışında habere rastlanmadı.

Emine Akçay’ın yaşamına son vermesi üzerinden yapılan haberlerde intiharın dram yanı öne çıkarılmış. Haber metinleri ve fotoğrafları ağırlıklı olarak DHA kaynaklı iken, başlık seçimlerinde acziyet ve dram vurguları kendine yer bulmuştur. Vatan gazetesi Emine Akçay’ın yaşamına son vermesini “Yürek dayanmaz” [7],  Hürriyet,  "Çocukları  üşümesin diye saç kurutma makinesini çalıştırdı, yan odaya geçti ve…” [8] başlığı ile, Cumhuriyet gazetesi “Çocuklarını ısıtamadı, intihar etti!” [9] başlığı ile aktarmışlar. İntiharın sebebini yoksulluğa bağlayan Milliyet gazetesi ise haberi okuyucularına “Ölüme götüren yoksulluk” [10] başlığı ile duyurmuş. Evrensel gazetesi özel haberini Türkiye’deki yoksulluk olgusu ile birleştirerek, “Bu çaresizlik hangi istatistiğe sığar?” [11]  başlığı ile yayımlamış.  Haber spotlarında hikayeleştirme yöntemi kullanılmış;

Eşi bir yıldır işsizdi Emine Akçay’ın... 8 aydır kirasını ödeyemediği evde iki çocuğunun ısınması için zar zor odun buldu. Odunlar ıslaktı yanmadı. Saç kurutma makinesini taktı fişe ısınsınlar diye... Sonra da yatak odasına girdi... Çocuklarının onu son görüşleri oldu…”

Emine Akçay’ın intiharı ‘ıslak olduğu için yanmayan odunlar’ ve çocuğun eline ısınması için verilen ‘saç kurutma makinesi’ üzerinden yazılan hikayelerle akıllara kazındı. Halbuki odunların ıslak olduğu iddiası da, saç kurutma makinesi iddiasının tek dayanağı henüz 6 yaşındaki, annesini kaybetmiş çocuğun anlattıkları idi. Haberlerde genç bir kadının iki çocuğunu bırakıp yaşamına son vermesi acıklı bir hikaye olarak dillenirken, Emine Akçay’a o güne kadar ulaşması gereken sosyal yardımların neden ulaşmadığı, yoksulluğun nasıl gizlenebildiği, yeni doğum yapmış bir kadının neden takip edilmediği sorularına yanıt aranmadı. Aksine Emine Akçay’ın ölümünün haberleştirilmesinin ardından yetkililerin devreye girmesi “Devlet sahip çıkacak” ara başlıkları ile sunuldu.

Emine Akçay’ın ölümünün ardından yapılan devam haberlerinde ise Hüseyin Akçay’ın yargılandığı davanın sonucunun verildiği, konunun siyasilerin konuşmaları üzerinden verildiği görüldü [12].

 

[1] http://www.sosyolojidernegi.org.tr/dergi/izlec.php?dergi=1&id=3

[2]http://www.milliyet.com.tr/-bulgar-kadinlara-para-kaptirdi-/gundem/gundemdetay/17.03.2012/1516595/default.htm  ve  http://www.haberturk.com/yasam/haber/725342-intiharin-arkasindan-siddet-iddiasi

[3] Seyhan Aksoy, Yoksulluğun Türkiye Yazılı Basınında Sunumu http://journal.yasar.edu.tr/wp-content/uploads/2012/08/05_seyhan_aksoy.pdf

[4] https://eksisozluk.com/yoksullugun-pornografisi--1150747

[5] http://bianet.org/biamag/diger/129307-orta-sinifin-soysuz-merhameti-ve-yoksullugun-pornografisi

[6] http://www.milliyet.com.tr/-bulgar-kadinlara-para-kaptirdi-/gundem/gundemdetay/17.03.2012/1516595/default.htm

[7] http://www.gazetevatan.com/yurek-dayanmaz-437088-gundem/

[8] http://www.hurriyet.com.tr/cocuklari-usumesin-diye-sac-kurutma-makinesini-calistirdi-yan-odaya-gecti-ve-20132171

[9] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/diger/327614/Cocuklarini_isitamadi__intihar_etti_.html

[10] http://www.milliyet.com.tr/olume-goturen-yoksulluk/gundem/gundemdetay/16.03.2012/1515946/default.htm

[11] http://www.evrensel.net/haber/25176/bu-caresizlik-hangi-istatistige-sigar

[12] http://www.radikal.com.tr/politika/sakin-evlatlarimizi-suriye-topraklarina-da-dusurmeyin-1081994/ ve http://www.radikal.com.tr/politika/kilicdaroglu-magdurum-da-magdurum-1170788/