Tanıklıklar

Emine Akçay’ın neler yaşadığından ne eşinin, ne komşularının ne de yerel yönetimlerin haberi var. Yaşadığı ev hâlâ aynı şekliyle duruyor. Komşuları, o günden birkaç ay sonra evin tamamıyla boşaltıldığını, çoğu eşyanın çöpe atıldığını aktarıyor. Olayın birebir tanıkları olan iki komşu da Emine’nin yaşadıklarından habersiz olduklarını söylüyorlar. Anlattıklarına göre, evde gıda olarak tüketilecek çok az şey varmış. Bu konuda vicdan azabı çektikleri dönemin haberlerine yansımıştı. “Bilsek yardım etmez miydik?” demişlerdi.

İki oda bir salon evde o tarihten sonra bir başkası yaşamaya başlıyor, ancak bütün komşular yerli yerinde. Muhtar değişmiş; yeni muhtar yaşanan olaya dair bir bilgisi olmadığını söylüyor. Kendilerine gelen bütün sosyal yardım taleplerini yazdıklarını, ancak kime yardım edileceğine kaymakamlığın karar verdiğini bildiriyor. Ailenin ya da Emine Akçay’ın müracaatı olmadığını söyleyen dönemin muhtarı, “Biz de gidip vatandaşın kapısını çalamayız. Paran var mı, yok mu diyemeyiz. Duyum alsam gider, elinden tutar getirir, yardım için seferber olurdum. Ne muhtarlıkta ne de sosyal yardımlaşmada kaydı yok. Ne komşusundan ne de kendisinden bu konuda bir şey gelmedi” diyordu.

Emine Akçay’ın devletin sosyal yardımlarından haberi var mıydı? Yeni doğum yapmış bir kadının kendisi ve bebeğinden; muhtarın, kaymakamlığın haberi var mıydı? Ne muhtar, ne devlet yetkilileri, ne de basın; bu sorulara yanıt aramamıştı.

Mahalle marketi işletmecisi, veresiye sistemleri olmadığı için veresiye yazdırılmadığını, ancak Emine Akçay’ın sık sık değil, daha seyrek ve daha az miktarlı alışveriş yaptığını aktarıyor. Mahalledeki bir bakkal ise, tanık olduğu bir olaydan yola çıkarak Emine Akçay’ı “çok gururlu bir kadındı” diye tanımlıyor. Yan komşularının da ağzından çıkan ikinci tanım bu oluyor. Dönemin muhtarı Emine Akçay tarafından bir başvuru olmamasını bir yandan, “Bunu kendine gurur meselesi yapmış” diye ifade ediyor. Yakınlarının daha önce basına verdiği demeçlerde de, kendilerinin yardım etmek istediği ancak Emine Akçay’ın kabul etmediği yer alıyor.

 

Emine Akçay ve Kadın Yoksulluğu

Gurur, özellikle yoksul yaşamlarda kadınların en büyük özelliklerinden biri, belki de bir zorunluluk. Toplumsal cinsiyet rolleri ve normları nedeniyle, yoksulluğun tüm sarmalları kadını daha fazla etkiliyor. Kimseye söyleyememek, söylediğinde nasıl bir karşılık bulacağını bilememek, daha az istihdam alanı bulmak, hamile kalma ve doğum yapma ihtimalleri, doğuma yakın işten ayrılmak ve belli süre çalışamamak kadını “çaresiz” bir noktaya sürüklüyor.

Emine Akçay’ın böbrek hastası olan babasının ölümünden sonra kendisine bir miras kalıyor. Ancak kendisinin bu mirasa erişemediği, eşinin doğrulamasıyla basına yansıyan haberler arasında. İşinden ayrılmış, iki çocuğu olan, yeni doğum yapmış, evine yiyecek almada ve ısıtmada sıkıntı yaşayan bir kadını kendi mirasına doğrudan kendinin değil, eşinin ulaşması ve eşi tarafından tüketilmiş olması da bir başka sorunu ortaya çıkarıyor.

Emine Akçay yeni doğum yapmış bir kadındı. Önceden komşularıyla iletişiminin daha iyi olduğu, tarım işçiliği yaptığı için işe gidip geldiği, doğumdan sonra da içine kapandığı belirtiliyor. Bir kadın için yeni doğum yapmış olmak bile yeterince fazla soruna işaret ediyor. Üstüne yoksulluk da eklenince, kadının etrafı büyük bir zincirle çevriliyor. Orta sınıf bir kadın doğum sonrası psikoloğa gidebilirken, alt sınıf bir kadın için bu mümkün görünmüyor.

Emine Akçay aynı zamanda bir Yörük. Yapılan araştırmalara göre, Yörükler bulundukları kentlerde en yoksul kesime işaret ediyor. Yaşadığı mahalle de Adana’nın yoksul mahallelerinden biri.

 

8 aydır kirasını ödeyemediği söyleniyordu. Bütün bu aktarılanlar, yoksulluğun etmenleri arasında olsa da Emine Akçay’ı sıkışmışlık ve çaresizlik hissine düşüren, onu intihara sürükleyen, yaşamına son verme kararı aldıran tam olarak neydi, hâlâ kimse bilmiyor. Odunlar alev alsa Emine Akçay kurtulacak mıydı? Birçok neden olabileceği gibi tek bir neden de intihara sürüklemiş olabilir. Ancak yoksulluk, bütün bunların içinde olduğu bir durum.

Dönemin Adana Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü, çocuklarla ilgileneceklerini söylemişti. Şu an herhangi bir işlem sürüyor mu, bilinmiyor. Çocukları önce babaanne sahipleniyor, şimdi ise babayla kalıyorlar ve halaları da bakımlarıyla ilgileniyor. İki çocuğu da büyümüş. O gün neler yaşandığına tanık olan büyük çocuğu şu an 10 yaşında, küçük çocuğu ise 4,5 yaşında.


Emine Akçay yaşamına son verdikten sonra Sayca köyünde, babasının yanına defnedildi. Ölümünün üzerinden tam 4 yıl geçti. O günden bu güne, kabri mermerle düzenlenmedi. İlk defnedildiği haliyle duran kabrinde, başucunda onu tanıtacak tahtadan bir mezar taşı hâlâ yok.