Çağatay Avşar ve Bisikletlilerin Yaşam Hakkı

 

Çağatay Avşar, 17 Haziran 2010'da sabahın ilk saatlerinde bisiklet antrenmanındaydı. Saat 06:00 civarında sıklıkla kullandığı Gölbaşı-Konya Yolu rotasında sürüş yapıyordu. 20 kilometrelik yol kat etmişti ve bir yokuştan yukarıya doğru tırmanıyordu. 

Konya yolu, 4-5 aracın aynı anda sığacağı kadar geniş uzanıyordu; Mobese kameraları iki yakasındaki direklerde asılıydı. Tabelaları, üzerinden geçenlere, azami hızlarını her fırsatta hatırlatıyordu.              

Saat 06:52’de bir Fiat Doblo sürücüsü olduğu düşünülen kişi aracıyla Çağatay Avşar’a çarptı. Mobeseler çalışmadı, kazanın görüntülerine ulaşılamadı. Hız tabelalarının uyarıları ya sürücü tarafından anlaşılmadı ya da tabelanın tek başına bir yaptırımı olmadı. Kaza anında Çağatay Avşar yalnızca bisikletini değil; yedek lastiğini, pompasını, kaskını ve tüm koruyucu ekipmanını da yanında taşıyordu.

Kazadan yaklaşık 1 saat sonra Gölbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bir ihbar geldi. Çağatay Avşar, yaşamını yitirmişti. Eşi ve bir yakın arkadaşı olay yerine gittiklerinde, onun, taşıt yolunun kenarında, bisikletinden 50 metre ötede bir su arkının içine düşmüş olduğunu gördüler. Çarpan aracın teker izleri yolun sınırlarını aşmış, toprak zeminden geriye dönerek yolun sol şeridine kadar varmıştı. Yokuş yukarı bir yolda bu izleri bırakmak için sürücünün hız limitlerini fazlasıyla aşmış olması gerekirdi. Çağatay Avşar'ın hayatı, kaza ihtimalinin görece daha az olduğu bir eğimde böylelikle gasp edilmişti. Üstelik sürücü ya da yoldan geçen başka biri, Çağatay’dan geriye kalan kaskı ve selesini de yanına aldı. Sele ve kask bir süre sonra Konya Yolu'nda, ayrı ayrı yerlerde yol kenarına atılmış şekilde bulundu, ancak çarpıp kaçan araç ve sürücü kayıplara karıştı.

17 Haziran’dan Sonra

Olayın üzerinden yıllar geçti rağmen, sürücüden iz bulunamadı. Polis araştırması, sürücünün kaskı yere saçılan delilleri toplamak için kullandığına işaret ediyordu. Yakınlarının anlatısına göre olay layıkıyla araştırılmadı. Çağatay’ın ailesi, arkadaşları ve bisikletli dostları, kendi çabalarıyla delillere ulaşmaya çalıştı. Bisikletliler, cep telefonu, kamera ve sigorta şirketi kayıtlarına ulaşmayı denedi. Bazen kameralar çalışmadı, bazen de cep telefonlarından sinyal alınamadı... Delillere ve Çağatay’a çarpıp kaçan sürücüye ulaşılamadı. Bu yüzden de dava süreci hiçbir zaman başlamadı.

 

   Bisikletliler tüm dünyada, kaybettikleri arkadaşları için '  hayalet bisiklet'ler ile   anma ritüeli gerçekleştirir. Yaşamını yitirenin ardından bisiklet beyaza boyanır ve arkadaşlarının yaşamını yitirdiği yere ya da   sevdiği bir mekâna zincirlenir. 

Bisikletliler tüm dünyada, kaybettikleri arkadaşları için 'hayalet bisiklet'ler ile anma ritüeli gerçekleştirir. Yaşamını yitirenin ardından bisiklet beyaza boyanır ve arkadaşlarının yaşamını yitirdiği yere ya da sevdiği bir mekâna zincirlenir. 

Bisikletlilerin Yaşam Hakkı

Çağatay Avşar, bu şekilde yaşamını yitiren tek bisikletli değil. Bu dosyanın bağlantılı olaylar içeriğinde benzer bir çok olaya ve motorlu taşıt sürücülerinin çarpması sonucu yaşamını yitiren isimlerin bir kısmına yer verildi. Hasan Berk Baysal, Meril Çiğdem Durmuş, Zihni Şahin, Tolga Beyenir, Cumali Güçlü, Murat Demirtaş, Mustafa Onur Karaca... Bunca ölümü getiren yanlışlar zincirinde ne?

 60 araba, 60 bisiklet, 60 insan görseli

60 araba, 60 bisiklet, 60 insan görseli

  • Motorlu araç sürücülerinin trafikte kurduğu hiyerarşi

    • Bisikletlilerin birçoğu, trafikte bazen motorlu araç sürücülerinin bilinçli şekilde üzerlerine sürdüğünü, trafikte farklı çeşitlerde tacize uğradıklarını söylüyorlar. Bisikletin sadece bir eğlence ya da spor aracı olduğunu düşünenlerin sayısı çok fazla. Bisikletlilerin trafikte bir aktör ve özne olarak hakları konusunda bilinç düşük.

  • Yasal mevzuat

    • Bisiklet güvenliği konusunda ISO standartlarına uyulmuyor. 2015 yılında yasallaşan Bisiklet Yönetmeliği'nin birçok eksiği var. Bu yönetmeliğe dair bir değerlendirme için tıklayınız.

  • Alt yapı

    • Bisikletliler yolun sağından gidiyor. İki şeritli bir yolda, bisikletliye düşen pay 10’da 1. Ayrıca bisikletlinin gittiği dar alanda mazgallar bazen dikine yapılmıyor ve bisiklet tekerleri bu mazgallara takılıyor. Yağmur suları, bisikletlilerin yolunda birikiyor. Yazın mangal yapanlar arabalarını bu şeride park ediyor. Bazen yollarda emniyet şeridi hiç olmuyor. Bisiklet şeridi ya da bisikletli yolu ise yok denecek kadar az. 

  • Ulaşımda bisiklet kullanımının yaygın olmayışı

    • Bisikletlilerin birçoğu, ancak bisiklet kullanımının yaygınlaşması sonucu trafikte sürücülerin birbirine empati ile bakabileceğini düşünüyor.

 

2015 yılında yapılan araştırmaya göre Ankara’daki toplam kazaların %40’ı yolun elverişsiz olması, %25’i motorlu araç sürücülerinin kural ihlalleri ve %16’sı motorlu araç sürücülerinin tacizleri nedeniyle gerçekleşiyor. Ayrıca bisikletlilerin yaşadığı sorunlar yalnızca yaşam hakkının ihlaline yönelik değil. Yukarıda sıralananlara ek olarak, bisikletlilerin güvenli park alanları yok, bu nedenle hırsızlık vakaları yaşanıyor. Toplu taşıma araçlarına yasal olarak bisikletle binme hakkı olmasına rağmen, keyfi uygulamalar nedeniyle bisikletleriyle alınmayabiliyorlar. 

 

Bisikletlilerin sorunları nasıl çözülür?

Bisikletli aktivistlerin çözüm yollarına dair birçok öneride bulunuyor ve karar vericilere seslerini duyurmaya çalışıyor. Bisikletle ulaşıma dair çözümün ilk adımı, bütüncül bir bakış açısıyla trafikteki her aracı ve yayayı gözeterek yapılacak düzenlemelerden geçiyor. Bisikletlilere has birçok çözüm yolu da var. Ankara Bisikletliler Ortak Platformu’nun hazırladığı raporda ayrıntılı şekilde ortaya döktüğü çözüm yollarından bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • Yasal mevzuatın değişmesi

  • Bisiklet yollarının yapılması

  • Bisiklet kullanımının teşviki (doğaya, sağlığa, topluma ve trafiğe faydalarının anlatılması)

  • Üniversite öncesi eğitimde bisikletli ulaşımın müfredata konması

  • Bisiklet sürme kurallarının yaygınlaştırılması

  • Altyapı sorunlarının giderilmesi

  • Motorlu taşıt sürücülerine yönelik farkındalık kampanyaları

  • Bisiklet park yerlerinin çoğaltılması

  • Bisiklete biniş ve bisikletlilere yönelik güvenlik alma kursları

  • Trafik levhalarında bisikletin yer alması

  • Bisikletlilerin deneyim paylaşımı

 

Raporun ayrıntılara ulaşmak için buraya tıklayınız.

Bisikletlilere yönelik bütüncül bakış açısına dair ayrıntılı bir değerlendirmeyi de mimar ve ulaşım plancısı Erhan Öncü’nün sunumunda bulabilirsiniz.

 

Neden bisiklet sürmeli? 

Bisklet yalnızca kişisel bir tercih ya da bir hobi değil. Aynı zamanda, ekoloji ve toplum dostu bir ulaşım aracı. Bisikletlilerin yaşam hakkının garantisini amaçlayan çözüm yolları, bir yandan da bisikletin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkacak avantajlara işaret ediyor. 

Bisikletlinin farkına bisiklet kullandıkça varılıyorsa, “neden bisiklet sürmeli?” sorusunun da cevaplanması gerekiyor:

  • Bisikletle yoğun trafiğe aldırışı etmeden ulaşmak istenilen yere ulaşılır.

  • Bisiklet ekonomiktir. Az masraf ve bol kas gücüyle uzun mesafeler katettirir.

  • Bisiklet çevrecidir. Egzosu veya karbon salınımı yapan bir aparatı yoktur. Küresel ısınmaya karşı bünyeyi ısıtır.

  • Bisikletli, özgürce spor yapabilene denir. Bisiklete binen sağlığını daha kolay korur.

  • Bisiklet küçüktür, garaj veya saatlerce aranan park yeri gerektirmez.

  • Bisikletliler bir ailedir. Trafikte arkadaş bulur ve birlikte pedallarlar.


Bisiklet aynı zamanda, trafikteki araç hiyerarşisini alt üst etmeye yarar. Yani bisiklet, Çağatay Avşar’ın sahip olduğu özgürlüğü arayıp bulmak isteyenleri selesinde taşır.