ZÜMRÜT APARTMANI

 

Konya şehir merkezindeki Selçuklu Mahallesi Kerkük Caddesi'nde, 5 yıldır orada olan üç yüksek bina var: Zümrüt, Yakut ve Safir... İsimleri yeni bir değeri çağrıştırıyor; sitelerle bezenmiş yeni bir tür kentleşme, değerli taşlarını ortaya çıkarıyor.

2 Şubat 2004 günü saat 20.20'yi gösterdiğinde ise 36 metre yüksekliğindeki 11 katlı Zümrüt Apartmanı yerle yeksan oluyor. 92 kişi hayatını kaybediyor, 30 kişi de yaralı olarak kurtarılıyor. Buna sebep olanlar ne, kim, kimler? Bedel ödediler mi? Üzerinden yıllar geçmesine rağmen neden Yakut ve Safir siteleri halen ayakta da Zümrüt değil? Zümrüt'ün yıkıldığı yerde bugün ne var? 

2 Şubat 19:00

Kurban Bayramı'nın ikinci gününde Zümrüt Apartmanı sakinleri ya misafirlikte, ya da evlerine gelenlerle bayramlaşıyor. Apartman görevlisi Yaşar Kıreli ise merdivenleri yıkıyor. Şaban Uysal evine dönerken Yaşar'ı görüyor ve "Bayram günü de merdiven yıkanır mıymış? Senin de bayram yapma hakkın var" diyor. 

2 Şubat 20:00

Şaban'ın nasihatinden sonra Yaşar, apartman temizliğini bir kenara bırakıp evine dönüyor. Bayramlaşmaya gelen eniştesi evine dönecek. Yaşar, eşini ve çocuklarını da alıp enişteyi yolcu etmek için durağa kadar gidiyor.

2 Şubat 20:20

Yaşar, ailesiyle birlikte Kerkük Caddesi'ne dönüyor. Sol sırada uzanan apartmanına doğru ilerliyor ama Zümrüt yerinde yok. Apartmanın yerinde bir moloz yığını ve çığlıklar var.

Faciadan şans eseri kurtulan yalnızca Yaşar ve ailesi değil. 10 ay öncesinde, apartman sakinlerinden Recep Yetişen, apartmanda oluşan çatlaklar nedeniyle evini aldığı fiyatın epeyce altında bir fiyata satıp başka yere taşınmış. Ancak yitip giden 92 can var. 93 diyenler de var, çünkü enkaz altında yaşamını yitirenler arasında dokuz aylık hamile bir anne adayı da bulunuyor.

Zümrüt Çöküyor

Apartmanın bodrum katında bir mağaza, bir de garaj bulunuyor. Onaylanan inşaat projesinin dışına çıkılarak yenilenen bu bodrum kat, felaketin de ana kaynağı olarak değerlendiriliyor. Zira, içeriye doğru bir hareketle çöken Zümrüt'ün yıkıntısı bir ters piramit şeklini aldı ve piramidin başı, apartmanın garajına değmekteydi.

 

Faciadan sonra herkes arama-kurtarma ekiplerini bekliyor. Ama Konya'da herhangi profesyonel bir ekip yok. Çevre illerden ekiplerin gelmesi bekleniyor. Gelen arama-kurtarmacılar Kerkük Caddesi’nde toplanıyor. İnsanların kurtarılması umudu var, ancak enkazın başında biriken büyük bir kalabalık bulunuyor. Oysa büyük bir sessizlikle çalışmak zorundalar, çünkü enkazdan gelen seslere göre hareket edecekler. 

 

Enkaz ve Kurtarma Çalışmaları

Moloz yığını yavaşça temizleniyor, altında kalanlar bir bir çıkarılıyor. Gerginlik had safhada. Arama kurtarma ekipleri vatandaşa uzaklaşmalarını ve sessiz olmalarını, yer altından gelecek en ufak sesin dahi onlar için önemli olduğunu telkin ediyor. Bir görevli ezan sesinin sessizliği bozduğunu söylediğinde ise vatandaşlardan tepki yükseliyor.

 

Üzerinden 5 tam gün geçtikten sonra ölü ve yaralıların neredeyse tamamının çıkarıldığı düşünülürken, çökme anından 138 saat sonra Muhammet Kalem, 157 saat sonra da Yasemin Yaprakçı, Zümrüt'ün mucizeleri olarak enkazdan canlı halde çıkarılıyor. Ancak bu bir teselli değil, çünkü 92 cansız beden çıkarılmış durumda. Üstelik kurtulanlardan Yasemin Yaprakçı, göçük altında kangren olan bacağını kaybediyor ve vücudundaki kalıcı hasarlar için hala sürekli hastaneye gidip geliyor.

 

Zümrüt Neden Çöktü?

Henüz altı yıl önce inşa edilmiş olan Zümrüt Apartmanı, herhangi bir dış etken veya bir afet gerçekleşmeden, durup dururken çöktü. Binanın çöküşünün ardından birçok farklı sebepten bahsedildi. Esas sebepleri ve sorumluları tespit etmek için enkazda uzman ekiplerin yaptığı teknik incelemelerin ardından, ortaya çıkan sonuç çok taraflı bir ihmalin var olduğuydu:

Yapının imalat süreci kusur ve ihmallerle doluydu. Yapının inşasında kullanılan beton elle karılmıştı, dolayısıyla standartları sağlayacak dayanımda beton elde edilememişti ve taşıyıcı sistemin değişik yerleri farklı kalitelerde betonlardan üretilmişti. Aslında mevzuata göre de hiçbir inşaatçının taşıyıcı sisteminde kullanmak üzere elle beton hazırlama hakkı yoktu. Malzemeleri orantısız, kalitesiz, çok düşük dayanımlı betonla yapılan binanın, işçiliği de bir o kadar kötüydü.

Yapının projelendirme sürecinde kusur ve ihmaller vardı. Kat alanlarını artırmak için binanın çevresine yapılan 1.5 metrelik çıkma, taşıyıcı sistemi bozmuş, yüklere karşı dayanımsız hale getirmişti. Taşıyıcı sistem hesapları da eksik ve hatalıydı. Bodrum ve zemin kat kolonları olması gerekenden küçük hesaplanmıştı ve zorlanıyordu. Projelendirmedeki bu hatalar ve yapısal sistemdeki eksiklikler, Zümrüt Apartmanı’nın çökmesinde önemli bir rol oynamıştı. Binanın çökmesinde, o dönemde basında yer aldığı şekilde zeminden ve temelden kaynaklanan bir problem görülmedi.

Yapının çökmesinde, proje dışı yapılan imalatlar da etkili olmuştu. Özellikle zemin kata eklenen ara katlar, bodrum ve zemin kat taşıyıcı kolonlarına ekstra yük bindirmişti. Zemin katta, bunun üzerine yapılmış başka herhangi bir tadilat, yapının çökmesine sebep olmuş olabilirdi.

 

 

Binanın bütün bu hatalarla inşa edilmiş olması ise, proje ve imalat aşamalarının gerektiğince kontrol edilmediği ve denetlenmediğini göstermekteydi. Belediyelerin kontrol mekanizmalarının formaliteden ibaret olması, denetim yapacakların yeterli sayı ve tecrübede olmaması, kalifiye işçi ve ustaların olmaması gibi sistemden kaynaklanan kusurlar vardı. Önemli eksik ve hataları bulunan projeye belediye tarafından yapı ruhsatı düzenlenmesi ve yapılan tadilatlar projelere yansımadığı halde ruhsatın yenilenmesi de, belediyenin kusurlu olduğunu gösteriyordu.

Zümrüt’ün çöküşünün ardından, çevrede aynı kusur ve ihmallerle üretilmiş olabilecek diğer binalar olup olmadığının tespit edilip edilmediği ile ilgili herhangi bir bilgiye ise ulaşılamıyor.

 

Sorumlular kim?

Facianın mesulleri olarak sorumluluğu hukuken sabit olanlar:

  • Müteahhit Ali Vedat Kaya: 5 yıl hapis 440 YTL para cezası
  • Taşeron İsmail Hakkı Canlıer: 4 yıl hapis 440 YTL para cezası
  • Proje Sorumlusu Halil İbrahim Elliiki: 2 yıl hapis 440 YTL para cezası
  • Belediye görevlileri Hüseyin Çopur, Maide Dönmez, Zeynel Ünal: 2 yıl hapis, 440'ar YTL para cezası
  • Konya Selçuklu Belediyesi: 2 milyon lirayı aşan tazminat

 

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Can Balkaya tarafından hazırlanan rapora göre; binanın çökmesinde sistemden kaynaklanan kusurlar bulunuyor:

Belediyelerin kontrol mekanizmalarının bir formaliteden ibaret olması, böyle yüksek katlı binaları denetleyecek sayı ve tecrübede olmamaları, mühendislerin uzman mühendislik sınavların geçirilmemeleri, mühendislerin yanında kalifiye işçi ve ustaların olmaması gibi ortada sistemden kaynaklanan ‘sistem kusuru’ da vardır.

 

Konya Selçuklu Belediyesi’nin AKP’li Başkanı Adem Esen, belediyenin suçlu olmadığını söylüyordu. Oysa dava sonucunda, önemli eksiklere rağmen, yeterince denetlenmeden ruhsat düzenlenmesi ve tadilatlar projelere yansıtılmadığı halde ruhsatın ileriki bir tarihte belediye tarafından yenilenmesi üzerine, belediyenin hizmet kusuru işlediği belirtiliyor. Sonuçta, İçişleri Bakanlığı'nın Belediye Başkanı Adem Esen hakkında soruşturma açılmasına izin vermemesi nedeniyle mahkemeye çıkanlar belediye çalışanları ve müteahhit oluyor. Adem Esen yargılanmıyor. Selçuklu Belediyesi’nin ailelere tazminat ödemesine karar veriliyor. Belediye tazminatları ödemeyince banka hesaplarına ve mal varlığına el konuluyor. Adem Esen, 1999-2010 yılları boyunca Selçuklu ilçesinin belediye başkanlığını yaptıktan sonra, Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin rektörü oluyor. 

 

Zümrüt'ün Yerinde Bugün Ne Var?

2014 yılına kadar facianın yıl dönümlerinde, hayatını kaybedenlerin yakınları ve Konyalılar alana çiçekler bırakarak ölenleri anıyordu. 2014 yılında “Zümrützede Mağdurları Kooperatifi” apartmanın eskiden bulunduğu alana yeni bir bina inşa etme kararı aldı.

Kooperatif aslında Zümrüt'ün yerine bir anıt yapma niyetindeydi. 2007 yılında, zamanın Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, mağdurlara hisse karşılığı daire verileceğini belirtmiş, apartmanın bulunduğu yere, belediye tarafından yapı kontrolü laboratuvarı ve bir anıt yapılacağını açıklamıştı. Ancak hissedarlar ile belediye arasında anlaşma sağlanamayınca bu girişim sonuçsuz kaldı.

 

 

Nihayetinde hisselerini kurdukları kooperatifte bir araya getiren "Zümrützedeler", belediyeyle görüşmelerden gene sonuç alamayınca, bir müteahhitlik firmasıyla anlaşarak, apartmanın eski yerine bir bina inşa ettirmeye karar veriyorlar. Bugün,  Zümrüt'ün eskiden bulunduğu yerde yeni bir bina inşa ediliyor. Binanın 10 katlı olacağı ve içinde stüdyo dairelerin bulunacağı biliniyor. Hisse sahiplerinin anlaştığı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Yaman açıklamasında şöyle diyor: “Amacımız Zümrüt'ün acısını bir nebze de olsa hafifletecek, unutturacak bir proje yapmak. Buradaki bedbaht görüntüyü kaldırmak istiyoruz." Yaman, binada Zümrüt'e dair herhangi bir anıt veya yazı olmayacağını, amaçlarının Zümrüt faciasını unutturmak olduğu için bunu kesinlikle düşünmediklerini ekliyor. 

 

Zümrüt Apartmanı'nın yerinde bugün yeni bir apartman yükseliyor (16 Şubat 2015)

 

 

Bilgi Edinme Kanunu kapsamında AFAD'a yapılan başvuru sonrası, Zümrüt Apartmanı'nda hayatını kaybedenlerin tam listesi tarafımıza iletildi. Liste ve başvuru onay metni için aşağıdaki fotoğraflardan yararlanabilirsiniz:

ZÜMRÜT APARTMANI FACİASI: 92 ÖLÜ 30 YARALI

Konya’nın Selçuklu ilçesinde bulunan Zümrüt Apartmanı 2 Şubat 2004 tarihinde bir anda çöktü. 92 kişi enkaz altında kalarak öldü, 30 kişi de yaralandı.

6 yıl önce inşa edilen Zümrüt Apartmanı'nın, Kurban Bayramının ikinci günü yıkılmasının ardından, Konya’da profesyonel arama kurtarma ekibi olmadığı için diğer şehirlerden ekipler bölgeye sevk edildi. Çöken apartmanın enkazı altındakiler günlerce kurtarılmayı bekledi. Kurtarma çalışmaları 9 gün sürdü.

Binanın ruhsatını Fazilet Partili belediye verdi

Binanın ruhsatını veren, o dönem Fazilet Partisi'nden Selçuklu Belediye Başkanı Adem Esen'di. Esen, daha sonra Adalet ve Kalkınma Partisi'nden (AKP) belediye başkanı oldu. Olayın hemen ardından, dönemin Konya Valisi Ahmet Kayhan, "Bina durup dururken çökmez, buradan yapım hatalarından çöktüğü anlaşılıyor" dedi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özkafa ise, binanın yüzde 99 yapım hatası nedeniyle çöktüğünü söyledi.

Betonlar elle karılmış

Türkiye Hazır Beton Birliği, hazırladığı 11 Şubat 2004 tarihli raporda, "Binanın inşasında elle karılan betonun kullanılmış olması nedeniyle projenin öngördüğü dayanım sınıfında beton elde edilememiştir. Elle karılan beton, taşıyıcı sistemin değişik yerlerinin farklı kalitelerde betonlarla yapılmasına neden olmuştur. Bir zincirin en zayıf halkasından kopması gibi bu farklı dağılımdan ötürü bina zayıf yerlerinden yıkılmıştır" ifadelerine yer verdi.

Selçuklu Belediyesi 2 milyon TL'yi aşkın ceza ödedi

Bugüne kadar açılan 60 davanın 32′si sonuçlanırken mahkeme tarafından olayda sorumluluğu bulunduğuna karar verilen Selçuklu Belediyesi 2 milyon TL’yi aşkın ceza ödedi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin yerel mahkemenin Zümrüt Apartmanı davasına ilişkin kararını bozmasının ardından, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davada tutuksuz yargılanan sanıklar müteahhit Ali Vedat Kaya 5 yıl, taşeron İsmail Hakkı Canlıer 4 yıl, proje sorumlusu Halil İbrahim Elliiki 2 yıl, 3 belediye görevlisi ise 2'şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Yerine bina yapılıyor

2013 Aralık ayında yıkılan apartmanın yerine, 10 katlı, içinde stüdyo dairelerin bulunduğu yeni bir bina yapılacağı açıklandı.

 

Zümrüt Apartmanı'nda Hayatını Kaybedenler

1- Hatice Şifa Ağca 2- Kezban Ağca 3- Emine Akpınar 4- Ayhan Akpınar 5- Nazlı Hilal Akpınar 6- Ali Galip Akpınar 7- Saniha Akpınar 8- Ali Alay 9- Fatma Alay 10- Barkın Aycan 11- Feriha Aycan 12- İlayda Aycan 13- Bülent Aycan 14- Filiz Bilgin Şık 15- Çağan Şık 16- Kazım Ayçiçek 17- Tuğba Ayçiçek 18- Mustafa Ayçiçek 19- Saliha Ayçiçek 20- Muhammet Ayçiçek 21- Fatma Ayçiçek 22- Büşra Ayçiçek 23- Elmas Ayçiçek 24- Muhammet Ethem Belge 25- Ahmet Sahit Belge 26- Ahmet Belge 27- H. Nuri Türkoğlu 28- Fazilet Türkoğlu 29- Serkan Özdil 30- Hatice Çağatan 31- Mustafa Çağatan 32- Özlem Çağatan 33- Bengisu Emiroğlu 34- Tahsin Emiroğlu 35- Özlem Emiroğlu 36- Meltem Gül 37- Şükran Gül 38- Çiğdem Gül 39- Hasan Kalem 40- Havva Kalem 41- Selin Küçükoğlu 42- Naciye Küçükoğlu 43- Osman Emrah Merkum 44- Ömer Merkum 45- Şükran Merkum 46- Yusuf Oğuzalp 47- Safiye Oğuzalp 48- Hatice Sümeyra Oğuzalp 49- Abit Oğuzalp 50- Muhammet Selman Turan 51- Hatice Erşan 52- Mehmet Sami Öksüz 53- Ayşe Öksüz 54- Orhan Öksüz 55- Ekrem Şahin 56- Nevzat Şahin 57- Efnan Şahin 58- Müberra Türkmen 59- Mustafa Taştekin 60- Sıdıka Makbule Taştekin 61- Abdurrahman Ulugülyağcı 62- Zeliha Uluguülyağcı 63- Seyit Ulugülyağcı 64- Birsen Öztürk 65- Sait Öztürk 66- Saadet Öztürk 67- Mehmet Ufacık 68- Duygu Ufacık 69- Burcu Ufacık 70- Necla Ufacık 71- Raziye Uysal 72- Şaban Uysal 73- Gülten Uysal 74- Gülbanu Uysal 75- Ümran Yaprakçı 76- Şaban Yaprakçı 77- Burcu Yaprakçı 78- Ömer Faruk Özdemir 79- Rahim Özlü 80- Fadim Özlü (Ülkü) 81- Fatma Özdemir 82- Betül Özdemir 83- Şerife Sina Özkan 84- Aliye Özkan 85- Sebahat (Sabahat) Yılmaz 86- Pınar Yılmaz 87- Rafiya Tosun 88- Muzaffer Pişirici 89- Yasin Poçanoğlu 90- Mehmet Cenker 91- Zekiye Ateş 92- Kezban Kıreli

Kaynak: Konya Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, 6 Mart 2015.

ZÜMRÜT APARTMANI FACİASI

Genel inceleme:

Zümrüt Apartmanı faciası, 2004 Şubat ayı manşet ve yayımlarında geniş yer alıyor. Anaakım medya ile birlikte tüm medyanın, facianın yaşandığı ilk günden itibaren, gerek özel gerekse genel olarak kesintisiz içerik ürettiği görülüyor. AKP'nin henüz iktidar olduğu bu dönemde, haber kaynakları o dönem Fazilet Partisi'nden belediye başkanı olan Adem Esen'in ruhsat vermesiyle ilgili haberlere yer veriyor. Sonraki dönemde Esen'in AKP'den belediye başkanı olması ise medyanın olaya bakış açısını değiştirmiyor. Gazete yazarlarının genel bakışı ise rant için hayatların karartıldığı yönünde.

Milliyet  

Özellikle Milliyet gazetesi, faciaya halâ arşivlerinde geniş yer veriyor. Olayın başladığı tarihten geçen yıla kadar olan süre zarfında, tüm dava aşamalarını, gelişmeleri, anmaları özel ve genel içerikle beraber veriyor.

Zaman

Zaman gazetesi ise yine Milliyet gibi olayın başladığı itibaren apartmanın çöküşüne  ve sonrasına fazlaca yer veriyor. Apartman görevlisinin ihmâl yerine binadaki çatlaklara rağmen oturulduğunu belirten ve yıkımı 'Allah'ın takdiri' ile ilişkilendirdiği röportajına geniş yer veriyor. 7 Ocak 2008 tarihli, belediyenin ödediği tazminatın 2 milyon TL'yi aşmasıyla ilgili haberinde, Selçuklu Belediyesi'nin, "Basında ve medyada, tazminat haberleriyle 'tüm kabahat belediyede' gibi yanlış bir durum ortaya çıkmış oluyor. Bugüne kadar sonuçlanan davalarda sadece tazminatların anaparasını ödedik. Faiz ödemesi yapmadık" sözlerine geniş bir çerçevede yer veriyor. 16 Eylül 2007 tarihli haberde ise kazandıkları tazminatı Selçuklu Belediyesi'nden alamayan dört mağdur ailenin, mahkeme kararıyla alacaklarını belediyenin Ziraat Bankası'ndaki hesaplarına haciz koydurarak tahsil etmesini, "evlerini kaybeden mağdurları sevindiren bir gelişme yaşandı" şeklinde veriyor. Zaman gazetesinin, faciayla ilgili baştan sona, bütün haberlerine internet arşivinden ulaşmak mümkün.

 

Online İçerik

             Yıkım ve kurtarma süreci

            Dava Süreci

 

            İnşaat Raporları- Müteahhit

          Bağlantılı Olaylar

          Belediye Başkanı Adem Esen

          Video

          Fotoğraf

          Yasemin Yaprakçı

          Muhammet Kalem

 

Sanat İçeriği

 

Sakine Akça. Elveda Ankara. Beyan Yayıncılık, 2005. Roman. Romanla ilgili olarak yazarla yapılan bir röportaj için: http://www.40ikindi.com/kitap/oku.php?id=1401

Perihan Akçay. Sabır. 4 Şubat 2013. Öykü. Konusu Zümrüt Sitesi’nde 10 yakınını kaybeden Mehmet Emiroğlu. Tam metni için: http://www.anadolutelgraf.com/yazar/S-A-B-I-R/1961

Abdullah Harmancı. Ceviz Ağacı. Öykü. Zümrüt Apartmanı felaketine göndermeleri olan bir öykü. İçinde yer aldığı kitabın adı “Yerlere Göklere”, Ebabil Yayınları, 2007.

Zümrüt Apartmanı faciası Selçuklu Yayın Grubu bünyesinde yeralan Merhaba gazetesinin arşivinden yararlanılarak belgesel hale getirildi ve 13 Nisan 2013'te TRT1 ekranlarında yayınlanan Kurşun Harfler'de yer aldı.

Muhammed Sami Erşan, Cehennem adlı rap şarkısı: http://www.milliyet.com.tr/2005/02/06/yasam/yas05.html

BAĞLANTILI OLAYLAR

Zümrüt Apartmanı, durup dururken çöken binaların ne ilkiydi ne de sonuncusu oldu. 

 

3 Ocak 1983: Diyarbakır'da Hicret Apartmanı yıkıldı. 84 kişi hayatını kaybetti.

23 Şubat 2006: Bursa'da, İntam 95 ve İntam 97 adlı 8 katlı binalar çöktü. Olayda can kaybı yaşanmadı çünkü binalar bir hafta önce heyelan nedeniyle istinat duvarlarının yıkılması sonucu tahliye edilmişlerdi.

12 Aralık 2006: Diyarbakır'da Kurdoğlu Askeri Lojmanlarında bir bina kısmen çöktü, 8 kişi öldü, 8 kişi de yaralandı.

4 Şubat 2007: Diyarbakır’da 8 katlı Alkan-1 Apartmanı çöktü. Apartman önceden boşaltılmıştı ancak o gün binada olan 5 kişi enkazın altında yaşamını yitirdi. 

27 Şubat 2007: İstanbul Zeytinburnu’nda kaçak olarak inşa edilen ve 1987’de çıkan imar affıyla iskan izni alınan Huzur Apartmanı çöktü ve 3 kişi öldü.

2 Ağustos 2008: Konya’da bir kız yurdu yıkıldı. 17 öğrenci hayatını kaybetti.

20 Nisan 2011: Diyarbakır Bağlar’da 7 katlı Tekin Apartmanı çöktü. Bina bir gün önce çökme tehlikesine karşı boşaltılmıştı.

3 Şubat 2014: Ankara Altındağ’daki bir binanın yıkımı sırasında, yanındaki evin üzerine çökmesi sonucu Öcal Çetinkaya, evinde ezilerek öldü.

 

DÖNEMİN BELEDİYE BAŞKANI ADEM ESEN ÜZERİNE NOTLAR

 

Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan "sorumlular hesap verecek" demişti ancak İçişleri Bakanlığı'nın Belediye Başkanı Adem Esen hakkında soruşturma açılmasına izin vermemesi nedeniyle mahkemeye, belediye başkanı Adem Esen değil, belediye çalışanları ve müteahhit çıktı.

Dava sonucunda, yeterince denetlenmeden ruhsat düzenlenmesi ve tadilatlar projelere yansıtılmadığı halde ruhsatın ileriki bir tarihte belediye tarafından yenilenmesi üzerine, belediyenin hizmet kusuru işlediği belirtildi. Sonuç olarak Selçuklu Belediyesi’nin ise ailelere tazminat ödemesine karar verildi. Belediye tazminatları ödemeyince banka hesaplarına ve mal varlığına el konuldu.

Kamu Yönetimi ve İlahiyet Fakültesi mezunu Adem Esen, 1999-2010 yılları boyunca Selçuklu ilçesinin belediye başkanlığını yaptıktan sonra, Sabahattin Zaim Üniversitesi rektörü oldu.

19 Aralık 2012’de, Göktürk 2 uydusunun fırlatılma töreni sırasında ODTÜ kampüsünde yaşanan protestolar sonrası, bir bildiri yayınlayarak üniversite yönetimini suçlayan ve kınayan rektörlerin arasında, Adem Esen de yer alıyordu.  

Selçuklu Belediyesi’nin adı, İmar Müdürlüğü’nde sözleşmeli olarak çalışan bir jeoloji mühendisi ve binaların inşasından önce gereken zemin etütlerini hazırlayan firma sahibinin, 2004 yılından itibaren verdikleri usulsüz raporlar nedeniyle, ilçede binlerce konutun eksik malzemeyle inşa edilmesi iddialarıyla da gündeme geldi.

Ayrıca, Selçuklu Belediyesi hakkında hazırlanan 2005 yılı Denetim Komisyonu Raporu’ndan yerel medyaya yansıyan usulsüzlük iddiaları üzerine açılan davaya, bu dönemde belediye başkanlığı yapan Adem Esen ve iki yardımcısıyla birlikte, toplam 18 belediye yetkilisinin adı karıştı.

 

Referanslar

Teknik İncelemeler ve Bilirkişi Raporları

Jeoloji Mühendisleri Odası’nın incelemeleri:

Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından oluşturulan heyet, Zümrüt sitesi çevresinde zeminde çatlak, oturma gibi yapıların oluşup oluşmadığını tespit için, jeolojik ve jeoteknik amaçlı ön incelemeler yapıyor. Bilirkişi raporunda, çökmenin zeminle ilişkili olmadığı belirtilse de, heyet bu bölge ile ilgili, özellikle geleceğe yönelik uyarılarda bulunuyor. Heyetin yaptığı açıklamada şöyle deniyor:

Konya merkez yerleşim alanı jeolojik olarak kısa mesafelerde değişken bir yapıya sahip olduğundan; Konya'da, bundan sonra yapılacak inşaat faaliyetlerinde, mevcut yerleşim alanları ile yeni imara açılacak sahalarda imar planlarına esas jeolojik ve jeoteknik incelemelerin yapılması, yerleşime uygun alanlarda ise parsel bazında zemin etüdünün yapılması gerekmektedir. Gevşek zemin yapısı, yer yer yeraltısuyu seviyesinin yüzeye yakınlığı ve olası bir depremin büyük hasarlara neden olacağı göz önünde bulundurulmalıdır

Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan raporlara şu bağlantılardan ulaşarak, ayrıntılı bilgi edinmek mümkün:

 

Türkiye Hazır Beton Birliği’nin incelemeleri:

11 Şubat 2004 tarihli Türkiye Hazır Beton Birliği raporuna göre, Zümrüt Apartmanı’nın yıkılmasını kolaylaştıran sebeplerin en önemlisi yapının elle üretilen betonlarla yapılması. Yapının inşasında elle karılan beton kullanılması nedeniyle, standartları sağlayacak dayanımda beton elde edilememiş, bunun yanında, taşıyıcı sistemin değişik yerleri farklı kalitelerde betonlarla üretilmiş. Bir zincirin en zayıf halkasından kopması gibi, bu farklı dağılımdan ötürü bina zayıf yerlerinden yıkılmış.

Heyete göre yapının inşasında, elle karılarak hazırlanmış beton yerine hazır beton kullanılmış olsaydı, çok büyük ihtimalle bina çökmeyebilirdi. Dönemin standartları da, hazır betonu öngörmekte ve elle betona izin vermemektedir. Bu mevzuata göre hiçbir inşaatçının, inşa ettiği yapının taşıyıcı sisteminde kullanmak üzere elle ya da “betonyer” makinasıyla beton hazırlama hakkı yoktur. Deprem Yönetmeliği’ne göre ise, yapıda kullanılacak en düşük sınıf betonun C20 olması gerekmekte iken, elle üretilen betonların dayanımları olması gerekenden birkaç kat daha düşük olduğundan, Zümrüt Apartmanı’ndan alınan örneklerde betonun sınıfı da C6 ile C10 arası değişmektedir.

Heyet test yapmak üzere enkazdan beton örnekleri almaya çalıştığında da, betonların numune almalarını sağlamayacak şekilde unufak olduğunu görüyor.

Heyetin raporda belirttiğine göre; “düşük sınıflarda beton kullanmak, hele ki elle beton kullanmak cahillikten ve cinayetten başka hiçbir şey değildir.”

Bunun yanında, rapora göre, o dönemde Konya’da dökülen betonların yarısı elle üretilen betondur ve Konya’da kullanılan hazır betonların sınıfları da Türkiye ortalamalarının altındadır. 

Türkiye Hazır Beton Birliği tarafından hazırlanan rapora şu bağantıdan ulaşarak, ayrıntılı bilgi edinmek mümkün: http://www.thbb.org/Content.aspx?ID=1198  

 

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Can Balkaya’nın raporu:

Apartmanın çökmesinin ardından, ODTÜ’den bir heyet enkazda incelemelerde bulunmuş, yerinde yapılan tespit, inceleme, alınan numunelerin test sonuçları, binanın 3 boyutlu bilgisayar modeli ile analizi ve yapılan olası çökme mekanizmaları neticesinde çökme nedenlerini belirlemeye çalışmıştır.

Buna göre; Konya Merkez Kerkük Caddesi’ndeki 11 katlı betonarme bir yapı olan Zümrüt Apartmanı, 2 Şubat 2004 tarihinde düşey yükler altında tamamen çökmüştür.

Rapora göre, Zümrüt Apartmanı’nın çökmesinde çok taraflı ihmal vardır ve yapının çökme nedenleri dört ana grupta toplanmıştır:

·       İmalattan kaynaklanan kusur ve ihmaller,

·       Projelendirmeden kaynaklanan kusur ve ihmaller,

·       Projelendirme dışı yapılan imalat ve tadilatlar,

·       İmalat ve projelerin yeterince kontrol edilmemesinden kaynaklanan ihmallerdir.

 

1. İmalattan kaynaklanan kusur ve ihmaller:

  • Kullanılan betonun dayanımı standartlara uygun şekilde olması gerekenin çok altındadır. (160 kg/cm² yerine 90-100 kg/cm²)
  • Beton kalitesi yer yer değişmektedir. Bağlayıcı, agrega (çakıl, tuğla kırığı vb.) oranları standarlara uygun değildir. Kum oranı yüksek, çakıl oranı azdır. Standartların üzerinde büyüklükte agregalar vardır.
  • Kullanılmaması gereken dere kumu ve toprak kullanıldığı sanılmaktadır.
  • Kullanılan demir donatının dayanımları standartlara uygun olduğu halde, demir ve beton işçiliği kötüdür. Donatı aralıkları ve pas payları (demir-beton mesafesi) standart dışıdır. Aderans eksikliği görülmektedir. (aderans, kabaca demir ve betonun birbirine yapışması olarak açıklanabilir)

 

Betondaki İri Standart Dışı Taşlar

 

Aderans Yetersizliği 
(Kiriş demir aralarına beton girmemiş)

 

2. Projelendirmeden kaynaklanan kusur ve ihmaller:

  •  Binanın projelendirilmesinde, imar kanunu nedeniyle kat kullanım alanını artırmak amacıyla, zemin kat dışındaki tüm katlarda binanın tüm çevresinde 1.50 m’lik çıkma vardır. Böylece binanın dış çevresinde kirişlerin dış tarafa alınması sebebiyle, tam bir taşıyıcı çerçeve sistemi oluşturulmamıştır. Kolon aralarında dış çerçevede kiriş yoktur ve binanın köşe kolonları zorlanır durumdadır. Bu durum özellikle sistemin yatay yükler yada dengesi bozulduğunda oluşacak burulmada (dönmede) önemlidir.

 

  • Binanın ana iskeleti olan çerçeve sisteminde, çoğu çerçevenin birbirine bağlanmadığı ve her iki yönde de bu çerçeve süreksizliğinin olduğu görülmektedir. Çerçeve aksları bile bazı kısımlarda aynı hizada değildir. İç kısımdaki kolonların tümünün güçlü yönleri aynı yöndedir.

 

  • Mevcut proje hesapları incelendiğinde, emniyet gerilmesi hesaplarında yapılan değerlendirmeler eksik ve hatalıdır. Özellikle zorlanan bodrum ve zemin kat kolon ebatlarının olması gerekenden küçük projelendirildiği görülmektedir. Ana taşıyıcı sistemdeki süreksizlikler, çıkmalar, ve projelendirmedeki detay hataları ve gerilmelerin müsaade edilen sınırların üzerinde kullanılmış olması sebebiyle %25-45 arasında daha büyük olması gereken bodrum ve 5.60 m yüksekliğindeki zemin kat kolonları daha çok zorlanmaktadır. Süreksiz olan çerçevelerde kiriş sistemi de zorlanmıştır.

Sonuç olarak; projelendirmedeki kusurlar, hatalar ve yapısal sistemdeki eksiklikler, Zümrüt Apartmanı’nın çökmesinde önemli bir rol oynamıştır. Binanın çökmesinde, o dönemde basında yer aldığı gibi, zeminden ve temelden kaynaklanan bir problem görülmemiştir.

 

3. Proje dışı imalat ve tadilatlar:

Yapının çökmesinde, proje dışı yapılan imalatlar da etkili olmuştur. Bazı katların döşeme sistemi farklılıkları ve zemin kata eklenen ara katlar, bodrum ve zemin kat taşıyıcı kolonlarına %10-15 ekstra yük bindirmiştir. Zemin katta yapılmış olabilecek başka herhangi bir tadilat, yapının çökmesine sebep olmuş olabilir.

 

4. İmalat ve projenin kontrolü:

 Tüm bu hatalarla binanın inşa edilmiş olması, proje ve imalat aşamalarının yeterince kontrol edilmediği ve denetlenmediğini göstermektedir. Bu kadar yüksek bir binanın inşasında zemin etüdü yapılmamasından, her kat imalatı yapılırken kontrol edilmemesinden, proje kontrolluğuna kadar kusur ve ihmaller görülmektedir.

Rapora göre, binanın çökmesinde sistemden kaynaklanan kusurlar da vardır: “Belediyelerin kontrol mekanizmalarının bir formaliteden ibaret olması, böyle yüksek katlı binaları denetleyecek sayı ve tecrübede olmamaları, mühendislerin uzman mühendislik sınavların geçirilmemeleri, mühendislerin yanında kalifiye işçi ve ustaların olmaması gibi ortada sistemden kaynaklanan ‘sistem kusuru’ da vardır.”

 

Binanın çökme mekanizmasını göstermek amacıyla hazırlanan 3 boyutlu bilgisayar modeli, yapının nasıl çökmüş olabileceğini göstermiştir.

  • Düşey yükler altında kolonlara gelen yüklerle birlikte, kat planında dört farklı dairenin yerleştirilmesi ve çerçeve sistemindeki düzensizlikler sebebiyle binanın zorlanan bölgesi tespit edilmiştir.
  •  Binanın imalat ve projedeki eksiklikler nedeniyle zorlanan durumu, proje dışı imalatlarla yaklaşık sınır duruma gelmiştir. Binanın yapısal sistemindeki zayıflıklar ve aderans yetersizliği nedeniyle dengesinin bozulması halinde, kısmi çökmeler yerine binanın tümünün çökmesi söz konusu olmuştur.
  •  Sınırda dengede duran binanın çökmesinde tetikleyici durum proje dışı yapılan imalatlar ve muhtemel zemin kattaki tadilatlardan meydana geldiği ihtimali yüksektir.
  • Yapılan üç-boyutlu bilgisayar modelleriyle olası durumlarda binanın tamamiyle enkazında tespit edildiği şekilde dönerek çökebileceği gösterilmiştir.

 

 

Binanın 3-Boyutlu Bilgisayar Modeli

 

Zümrüt Apartmanının Bilgisayar Modelinde Planda Dönerek Çekme Durumu

Rapor son olarak, mevcut diğer yüksek katlı binaların güvenli olup olmadığının tespitini ve yeni yapılacak yüksek binalarda da projelendirme, imalat ve kontrolluk aşamalarında daha dikkatli olunması gerekliliğini tavsiye etmektedir.

Doç. Dr. Can Balkaya tarafından hazırlanan rapora şu linkten ulaşarak, ayrıntılı bilgi edinmek mümkün: http://www.e-kutuphane.imo.org.tr/pdf/9647.pdf


Selçuk Üniversitesi’nden seçilen heyetin bilirkişi raporu:

Dava kapsamında Cumhuriyet Savcılığınca seçilen, Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yaşar Kaltakcı, Yrd. Doç. Dr. Osman Nuri Dülgerler, Yrd. Doç. Dr. Faruk Köse, Yrd. Doç. Dr. İsmail Baha ve Yrd. Doç. Dr. Adnan Özdemir’den oluşan teknik bilirkişi heyetinin raporu dava dosyasında şu şekilde özetlenmektedir:

“Binanın taşıyıcı sistemini oluşturan statik-betonarme projesinin hesap ve detaylarında yapılan önemli hatalar, uyulması zorunlu standart ve yönetmeliklere uyumsuzluklar, taşıyıcı sistem düzeni, boyutlandırma ve donatı hataları vb. hataların binanın güvenliğini önemli ölçüde azalttığı ve binanın çökmesinde etkili olduğu, özellikle binanın göçme nedeni olan, düşey yüklere karşı binanın güvenliğini önemli ölçüde etkileyen kolon ve perdelerde güvenlik açısından en kritik katta, kesit boyutları açısından %43’e varan (ortalama %38), demir donatı açısından %75’e varan (ortalama %26) hata tespit edilmiştir. Statik betonarme proje müellifinin sorumluluğunun da olduğu, binanın göçmesinde statik-betonarme proje hatalarından kaynaklanan kusur oranı 3/8 olarak değerlendirilmiştir.

Binanın ruhsattaki inşaat alanını artıran ve taşıyıcı sistemi de yükün artışı ve diğer nedenlerle etkileyen, mimari projede yapılan asma kat ilavesi gibi bir ilave başka hiçbir projeye (statik-betonarme, sıhhi tesisat vb.) yansıtılmamıştır. Yine yapım aşamasında uygulama ve imalattan kaynaklanan önemli hatalar (projedeki taşıyıcı sistemin tam ve doğru olarak uygulanmaması, kesitlere, demir donatı milatına ve yerleştirme düzenine uyulmaması, detay ve işçilik hataları, malzeme ve özellikle beton kalitesinin yetersizliği vb) binanın güvenliğini önemli ölçüde azaltmış, binanın göçmesinde çok etkili olmuştur.

Beton basınç dayanımı açısından tüm binada ortalama %55 hata tespit edilmiş, taşıyıcı sisteme uyulmaması (asma kat ilavesi, zemin kat tavanı, çatı döşemesinin projeden farklı yapımı), demir donatı düzenine uyulmaması, donatı detay ve işçiliğine özen gösterilmemesi, betonun iyi yerleştirilmemesi gibi uygulama ve imalat hataları bulunmuştur.

Böylece binanın çökmesinde; uygulama ve imalatta yapım aşamasında yapılan hatalardan kaynaklanan kusur oranı 5/8 olarak değerlendirilmiş, sonuç olarak binanın tamamen çökmesinde statik-betonarme proje aşamasının 3/8, uygulama ve imalattan oluşan yapım aşamasının 5/8 oranında etkili olduğu tespit edilmiştir.”

“Apartmanın statik ve betonarme projelerinde önemli eksiklik ve hatalar bulunmasına rağmen belediye tarafından, ruhsat ve ekleri yeterli şekilde incelenip denetlenmeden, eksik ve hatalı statik projeye dayanarak yapı ruhsatı düzenlenmiştir; idarece verilen hizmetin kusurlu olduğu açıktır.

Yapı ruhsatı verildikten sonra ileriki bir tarihte yenilenmiş, bu yenilemede ilave asma kata ilişkin tadilat diğer projelere yansıtılmamış olduğu halde ruhsatı yenileyen belediye hizmet kusuru işlemiştir.”

Dava dosyasına şu linkten ulaşmak mümkün: http://www.izmirbim.adalet.gov.tr/kararlar/diger%20mahkeme%20kararlar%C4%B1/idare%20mahkemesi%20kararlar%C4%B1/Tamyarg%C4%B1-Z%C3%BCmr%C3%BCt%20apartman%C4%B1n%C4%B1n%20%C3%A7%C3%B6kmesi.pdf