TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK İŞÇİ YÜRÜYÜŞÜ: BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ

4 Ocak 1991’de 36 gündür grevde olan yaklaşık 70 bin maden işçisi, Zonguldak’tan Ankara’ya yürüyüş başlattı. 

Zonguldak'taki Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’nde örgütlü olan Türk-İş'e bağlı Genel Maden İşçileri Sendikası ile işveren arasında, 48 bin işçi için sürdürülen toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlandı. Bunun üzerine sendika, grev kararı aldı. 

Kadınlar da yürüyüşte

3 Ocak’taki görüşmelerden bir sonuç çıkmamış, işçiler 1 ayı aşkın süredir maaşlarını alamamamıştı. Türk-İş o gün, Türkiye çapında 1 günlük genel grevle beraber, 4 Ocak'ta toplu halde Zonguldak’tan Ankara'ya gitme kararı verdi.

Ancak, Ankara'ya gitmek için beklenen  otobüsler  gelmeyince, Sendika Başkanı Şemsi Denizer yürüyüş kararı aldı. Yaklaşık 100 bin kişi, ‘’Ölüm olsa sonumuz, Ankara’dır yolumuz’’ sloganıyla Ankara'ya yürümeye başladı. Yürüyüşün en önemli parçalarından birisi de, madenci eşlerinin katılımı oldu.  

Son durak Mengen

Madencilerin önü, 7 Ocak’ta, Mengen'den sonraki durak olan Gerede'ye ulaşamadan kesildi. Çıkan arbedede, barikatın önünde bekleyen 201 işçi gözaltına alındı. O günkü Bakanlar Kurulu toplantısında, Çalışma Bakanı İmren Aykut, Başbakan'ın aksine, yürüyüş devam etse dahi Denizer ile görüşebileceğini belirtti. Madenciler de Mengen'e geri dönerek, görüşmelerin sonucunu beklemeye başladı. 

Beş gün süren yürüyüş, görüşmelerin yeniden başlamasıyla, 8 Ocak’ta Mengen’de son buldu ve 280 kilometre yol kateden madenciler, Zonguldak'a geri döndü.