(Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet gazeteleri 4-12 Ocak sayıları incelenerek hazırlandı.)

Ümraniye Cezaevi olaylarının, dönemin ana akım gazetelerinde değişik çerçeveleme yöntemleriyle kısıtlı biçimde yer aldığı görülüyor. Her üç gazete de, cezaevi olaylarının ilk iki gününde haber çerçevelemesini "hapishanelerin içinde mahkum ve  devlet görevlilerinin çatışması" olarak yapıyor. Ancak Hürriyet ve Milliyet gazeteleri çerçevelemeyi, koğuş işgali yapan mahpusların "yasa-dışı" örgüt üyeleri olduğu vurgusunu yineleyerek genişletiyor. Cezaevi işgallerinin 3. gününe gelindiğinde ise eylemlerin sokağa taşması 3 gazeteyi de çerçeveleme konusunda bir değişikliğe itiyor. Gazetelerin her biri eylemler sırasında yakılan 2 otobüs üzerine haber yaparken, Cumhuriyet bunu yalın bir olay anlatısı şeklinde yapıyor; Hürriyet ve Milliyet gazeteleri ise "Yaktılar", "Yıktılar" gibi manşetler kullanma yoluna gidiyor.

 

Eylemlerin 7. günü geldiğinde Metin Göktepe'nin ve Özdemir Sabancı'nın öldürülüşü, gazetelerin haber seçimlerini birbirinden uzaklaştırmış duruyor. Cumhuriyet Gazetesi her iki olayı da ilk sayfadan manşete taşıyor ve özellikle Metin Göktepe cinayetinin şüphe uyandıran detaylarına eğiliyor. Bu noktada Hürriyet ve Milliyet gazeteleri Özdemir Sabancı suikastına manşet ve tam sayfa ayırıyor. Milliyet'te Göktepe cinayetinin haberi 25. sayfada yalın bir dille aktarılırken, Hürriyet Göktepe haberine sayfalarında yer vermiyor. 10 Ocak sonrası dikkat çeken tek nokta; Hürriyet Gazetesi'nin 12 Ocak sayısının 26. sayfasında Göktepe'nin morg görüntülerini sansürsüz halde yayınlaması... Özdemir Sabancı suikastıyla ilgili haberlerde ise Milliyet ve Hürriyet gazeteleri, olayın cezaevi isyanlarıyla bağlantısına dair herhangi bir görüş belirtmekten kaçınarak yalnızca Sabancı'yı vuranların DHKP-C örgütü üyesi olduklarını belirtmekle yetiniyor.