EKİN-BİLAR A.Ş. KÜLTÜR ŞENLİĞİ BAŞLIYOR! Konferanslar, seminerler, tartışmalar, söyleşiler, anma günleri, konserler, film gösterileri, şiir-müzik geceleri... Bunları özlemiş olmalısınız.
 

3 Şubat 1986’da Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan bu davet, kültür işleriyle uğraşan bir dernek, vakıf ya da kurumdan gelmiyor. Bilakis bu daveti yapan bir anonim şirket. Aziz Nesin’in önderlik ettiği bir grup aydının kurduğu Ekin Danışmanlık- Bilim Araştırma, Proje, Danışmanlık Organizasyon Anonim Şirketi (yaygın bilinen adıyla Ekin-BİLAR A.Ş. ya da BİLAR A.Ş.) uzun ve çetrefilli bir kuruluş aşamasından sonra 1986 yılının başında faaliyetlerine hazırdı. Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Nesin, Ocak ayında Ankara Gazeteciler Cemiyeti’ndeki basın toplantısında şirketlerini tanıttı ve katılımcıları Ekin Düğünü’ne davet etti. Adından da anlaşılacağı gibi, bir kültür şenliği olarak tasarlanan Ekin Düğünü 3 Şubat 1986, 19:00’da İstanbul Şan Tiyatrosu’nda ve 5 Şubat 1986 21:00’da Ankara Çankaya Sineması’nda gerçekleşti.*

80’ler Türkiyesinde Siyasi-Sosyal İklim

Fotoğraf: Cumhuriyet Gazetesi

12 Eylül 1980 askeri darbesi ve ardından gelen sıkıyönetim döneminin karanlığı üzerine epeyce anlatı mevcut. Sistematik işkence, zorla kaybedilenler, uzun yargılama süreçleri, kapatılan dernek ve vakıflar, toplatılan kitaplar, siyaset yasakları yanında; YÖK’ün kurulması ile şekil ve içerik değiştiren üniversite ve eğitim anlayışı, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile işinden edilen akademisyenler, nam-ı diğer 1402’likler… 

Türkiye’de 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle büyük bir toplumsal yıkım olmuş ve (...) kurum ve örgütler kapatılarak ve yöneticileri mahkemelere verilerek onların yerlerine yönetimin isteğine uygun, merkeziyetçi ve tek tip başka örgüt ve kurumlar kurdurulmuştur. Bir bölüm ilerici ve demokrat Türk aydını olarak, bu kurumsal yıkımların yerine kurdurulan örgüt ve kurumlara bir alternatif getirmek gereksinmesini duyduk. Bütün örgütlenme hak ve özgürlükleri sınırlanır ve yasaklanırken, serbest ticaret alanında alabildiğine aşırı özgürlük tanınmış olduğundan, bir kültür örgütü kurmamıza izin verilmeyeceğini bildiğimiz için bizler de yasalardan yararlanıp bir şirket kurarak bu şirket aracılığıyla, alternatif getiren kültür işleri yapmaya karar verdik. İşte bu nedenle 1986 yılında çıkartılan bir çok zorluklara karşı, BİLAR A.Ş.’yi kurduk.

BİLAR A.Ş. kuruluş amacını kendi tanıtım broşüründe böyle açıklıyor. Her ne kadar faaliyet yılı 1986 gözükse de, bir anonim şirket kurma ve onun altında faaliyet yürütme fikir ve çabası sıkıyönetim döneminin hemen ertesine rastlıyor.

Bu dosyanın konusu, dernek ve vakıf kurmanın yasak olduğu bir dönemde yan yana gelen bir grup aydının, bir anonim şirket kurarak yürüttükleri faaliyetler. Umutvarlık ve yaratıcılıkla ortaya çıkan bu oluşumun hikayesini anlatmaya başlamak için Ekin Düğünü adını koydukları açılış etkinliklerinin takvim günleri seçildi.

Anonim Şirket Formülü

BİLAR A.Ş.’nin hikayesini anlatmak kolay değil. Zor bir kuruluş ve kendini var etme sürecinden geçilmiş, usule dair engeller ve hızlı değişen dinamikler nedeniyle farklı isim ve yapılar kullanılmış. 

EKİN A.Ş., Ekin Sanat ve Bilim Etkinlikleri Anonim Şirketi, 1984 yılında planlanmış ve 11 Temmuz 1984’te kamuoyuna duyurulmuş. Duyurulmasıyla beraber Ekin Topluluğu olarak anılmaya başlanmış (Ulusoy, 2017:83),  yasal zorunluluk olan 100 ortak hedefine kısa sürede ulaşılmış ve 29 Eylül 1984 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na başvuru yapılmış. Sunulan Yönetim Kurulu listesinde, Aziz Nesin (Başkan), Prof. Dr. Cevat Geray (Başkan Yardımcısı), Güngör Aydın (Genel Koordinatör), Yrd. Doç. Dr. Haluk Gerger (Genel Sekreter) ve Doç. Dr. Yalçın Küçük (Murahhas Üye ve Genel Müdür) yer almış.

Yasal gereklilikler tamamlanmış; ancak bu şirketi kuranlar ve hissedarları Türkiye’nin tanınmış “solcu” aydın ve akademisyenleri, ün sahibi muhalif yazarlar, 1402’likler, kısa bir süre önce imzalanmış Aydınlar Dilekçesi’nin imzacıları** olduğu için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, 9 Ekim 1984’te EKİN A.Ş. adına yapılan başvuru için, önce ‘esas mukaveledeki birtakım maddelerin düzenlenmesi’ni talep etmiş. Şirketin adı olan ‘ekin’ sözcüğünün ilgili maddelerden çıkartılması, faaliyetlerin ‘ekonomik ve ticari’ niteliklerinin netleştirilmesi gibi isteklerde bulunulmuş. 5 Şubat 1985’te ise şirket başvurusu net olarak reddedilmiş. İstanbul’daki Ekin Düğünü bu kesin retten tam bir sene sonra, 5 Şubat 1986’da başka bir şirketin çatısı altında düzenlenmiş. 

 Fotoğraf: Milliyet

Fotoğraf: Milliyet

Bu diğer şirket BİLAR A.Ş. bahsi geçen yönetici kadronun kurduğu ikinci bir şirket değil; başka bir ekip tarafından kurulmuş. 19 Haziran 1985’de kurulan bu şirketin*** hisseleri Eylül 1985 ile Şubat 1986 arasında EKİN A.Ş.’nin yönetim kadrosuna devredilmiş. 1984’ten beri akıllarda yer edinmiş ‘ekin’ isminin de bir formülle dahil edilmesi istenince (Ulusoy, 2017:81), Yalçın Küçük adına bir şahıs firması olan Ekin Danışmanlık kurulmuş ve BİLAR A.Ş. ile Ekin Danışmanlık arasında ortak etkinlikler düzenlemek için bir protokol imzalanmış. 1986 yılının başına gelindiğinde şirket, Ekin-BİLAR A.Ş. adıyla ilerleyen dönemin faaliyetlerini planlamış, Başkan Aziz Nesin basın toplantıları gerçekleştirmiş ve açılış etkinliği olan Ekin Düğünü’nün davetiyeleri basılmış. 

“Bunları özlemiş olmalısınız”

 BİLAR Kuruluş Resmi Duyurusu

BİLAR Kuruluş Resmi Duyurusu

Kurucu ve yönetici kadronun amacı, 1980 darbesi sonrasında “Türkiye aydınlarının derlenip toparlanmasını ve birlikteliğini sağlamak.” Aynı süreçte aksayan kültürel faaliyetleri diriltmek, “kıraathane” kültürünü önce üniversitesi olan kentlerde (Ankara, İstanbul, İzmir) sonra da başka yerlerde şirket kuruluşları, şubeler ya da sanat evleri vasıtasıyla diriltmek. Kurucular yayımladıkları dokümanlarda güncel politikalar ve parti politikalarıyla bilimsellik çerçevesi dışında uğraşmadıklarını belirtiyorlar. Ekin Düğünü davetiyesinde, “konferanslar, seminerler, tartışmalar, söyleşiler, anma günleri, konserler, film gösterileri, şiir-müzik geceleri…” düzenleneceği açıklandıktan sonra  “Bunları özlemiş olmalısınız” deniyor. Tahmin doğru. Hem 3 Şubat’ta Ankara’da yapılan hem de 5 Şubat’ta İstanbul’da yapılan etkinliklerde izdiham yaşanıyor. 11 Şubat 1985’deki etkinlik olağanüstü ilgi görüyor. 1500 kişilik salonda 2000 kişinin bulunduğu ve Aziz Nesin’in kapıda bekleyen kalabalığı, etkinliklerin tekrarlanacağını söyleyerek sakinleştirdiği kayıtlara geçmiş.

Ancak bu ilgi resmi mercilerin de tepkisini çekiyor. 11 Şubat 1986’da yapılan etkinliğin bir bölümünün görüntülerine polis el koyuyor. Ankara’daki etkinliklerin yapıldığı Ankara Sanat Tiyatrosu ve Çankaya Sineması 13 Şubat 1986’da 3 gün süreyle kapatılıyorlar. İstanbul ve Ankara valiliklerince, etkinliklerin yapıldığı yerlere etkinliklerin tekrarlanması durumunda kapatma kararının uygulanacağı yazılı olarak bildiriliyor. Şirket yöneticilerinden Cevat Geray, Yalçın Küçük, Mehmet Özşuca ve Bilgesu Erenus izinsiz toplantı yapma iddiasıyla 24 Şubat 1986’da Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde (DGM) yargılanıyorlar. Tutuksuz yargılama kararıyla serbest kalıyorlar. Aynı yıl, kurucu ve yönetici kadro içinde bir ayrılık yaşanıyor. BİLAR A.Ş. yoluna Yalçın Küçük adına kurulan Ekin Danışmanlık olmadan devam ediyor.

Dönemin ilçe belediye başkanı Osman Özgüven’in de desteğiyle, BİLAR, 10-13 Temmuz 1986’da, 1. Dikili Kültür ve Sanat Festivali’ni düzenliyor. Ekip, 26 Ağustos-21 Eylül 1986’da İzmir Fuarı’na bir kitap standıyla katılıyor, imza günleri düzenliyor. 1986 sonunda yeni bir gündem oluşuyor: Halk Üniversiteleri’nin temelini oluşturacak bir Bilim Merkezi kurmak. 
 

BİLAR Üniversitesi

Bu noktadan sonra BİLAR A.Ş. geniş katılımlı çok sayıda seminer, sempozyum ve kurultayın yanı sıra, programlı seminer dizilerine başlıyor. Bir alternatif üniversite olarak tasarlanan eğitim programları kapsamında, üniversitelerden uzaklaştırılan akademisyenler, halen görevine devam eden akademisyenler ya da çeşitli aydınlar hem bir dönem boyunca BİLAR A.Ş.’de ders veriyor hem de etkinliklerde konuşmacı oluyor. Öğrenciler derse katılım için dönemlik bir miktar ödüyorlar. Elde edilen gelirlerle maliyetler karşılanıyor. Öğrencilere her dönem sonunda bir sertifika veriliyor. 

İlk ders dönemine 19 Ocak 1987’de Ankara’da başlayan BİLAR A.Ş. oluşturduğu müfredat, eğitimci kadrosu ve istekli öğrencileriyle heyecan yaratıyor. Bir sonraki ders döneminde İstanbul için de seminerler planlanıyor ve eğitime başlanıyor. İki il seminerler konusunda bağımsız ama genel olarak dayanışma içerisindeler. Böylece hem Ankara’da hem İstanbul’da BİLAR A.Ş. çatısı altında siyasetten ekonomiye, sosyal politikalardan hukuka, kadın araştırmalarından fotoğraf tekniklerine kadar uzanan oldukça geniş bir yelpazede, yetkin birçok akademisyen ve uzman tarafından çok sayıda seminer ve ders veriliyor. Zaman içerisinde bunlara çeşitli konularda sempozyumlar ve kurultaylar da ekleniyor. 

Bu alternatif üniversite, neye alternatif olduğu konusunda çok net. BİLAR, “üniversitelerin kapısında üniversite yazan binalar olmadığını, araştırmaya yöneltici kurumlar olduğunu” ispatlamaya çalışıyor. YÖK ile başlayan eğitim anlayışının bir ürünü olan BİLKENT özellikle eleştiriliyor. Aziz Nesin, 8 Şubat 1987’de ODTÜ Rektörü’ne, BİLAR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla bir mektup yazıyor: 
 

Aziz_Nesin_ODTÜ_mektubu.jpg

Aziz Nesin'in ODTÜ'ye Mektubu

Gazetelere yansıyan haberlerden, Bilkent adlı kuruluşa ‘alışveriş’ merkezi olarak kullanılmak üzere ODTÜ arazisinden bir bölümü sattığınızı öğrenmiş bulunuyoruz. 

İlişikteki broşürümüzden de anlaşılacağı gibi, öğretim üyesi kadromuz ve seminer programımız bakımından ‘bilim’ kavramına Bilkent adlı kuruluştan daha yakın bir tüzel kişiliğiz. Ancak, yer darlığı yüzünden programlarımıza başvuran öğrencilerin pek çoğunu geri çevirmek zorunda kalıyoruz. Bizi üzen bu durumdan kurtulmak için Bilkent adlı kuruluşa sattığınız gibi bize de biraz arazi satmanızı diliyoruz. Gerekiyorsa, Bilkent’in verdiği fiyatın yüzde yüz fazlasını ödemeye hazırız. Ayrıca, üniversiteniz öğretim üyeleri için yüz lojman yapmayı da üstleniyoruz. 

Bize satacağınız ODTÜ arazisini ‘alışveriş’ merkezi olarak değil, akademik amaçlı bina yapımı için kullanacağımızın da dikkate alınacağını ve bize öncelik tanınacağını umuyoruz.

BİLAR A.Ş.’nin etkinlikleri Türkiye ile sınırlı değil. BİLAR A.Ş. seminerlerine Almanya ve Hollanda gibi çeşitli ülkelerin üniversite ve enstitülerinin yetkilileri ve temsilcileri geliyor. Aynı zamanda BİLAR A.Ş. de yurt dışında düzenlenen etkinliklere katılıyor, alternatif üniversite deneyimini aktarıyor. İrlanda, Danimarka, Avusturya, İngiltere gibi birçok ülkeden destek geliyor.

Halkalar

BİLAR A.Ş. deneyimi 1990’lı yılların ortalarına kadar sürüyor fakat BİLAR A.Ş.’nin hikayesi, yaklaşık 10 yıllık bir süreçte ne yaptığıyla sınırlı değil. Bu hikaye birçok başka hikayeyi doğuruyor. Çok zor bir dönemde yan yana duran, birlikte üreten farklı geçmişlerden gelen, farklı kabiliyet ve uzmanlıklara sahip insanların biraradalığı, BİLAR A.Ş. ile ilişkilenmiş çok katmanlı bir topluluk oluşturuyor. Bu topluluk bünyesinden birçok başka topluluk doğuyor.

 Fotoğraf: 'Ömrüne Sığmayan Adam' Sergisi

Fotoğraf: 'Ömrüne Sığmayan Adam' Sergisi

Büyük ölçüde Aziz Nesin etrafında toparlanan, Cevat Geray, Haluk Gerger gibi hem Aydınlar Dilekçesi imzacıları hem de 1402’lik akademisyenler ve aydınların bulunduğu bir çekirdek kadro var. Onların çevresinde bu kadronun çabasına ortak olan, şirket hissedarı olan, belli yönetim ya da sekreterya görevlerini üstlenenler var. Bir başka halka, BİLAR A.Ş.’de seminer ve sempozyumlarda konuşanlar, ders verenler. BİLAR’ın hocaları. Görevlerinden uzaklaştırılan akademisyenler için, işlerini yapmaya devam edebilecekleri, öğrencilerle yeniden buluşabilecekleri bir platform işlevi görmüş BİLAR. Halen görevde olan akademisyenler ve aydınlar için ise YÖK sistemi dışında, alternatif bir üniversitede alternatif bir eğitimin bir parçası olmak için bir şans ya da görevden uzaklaştırılan meslektaşlarıyla yan yana gelebildikleri bir mecra olmuş. Kadın, çevre aktivizmi, LGBTİ gibi yeni toplumsal hareketler ve o zamanlar çok yeni olan tartışma alanları için bir kuluçka evresi olmuş. Kadın hareketi BİLAR bünyesindeki etkinliklerle hız kazanmış.

Belki de en önemli halka  BİLAR’ın öğrencileri. Kimisi o dönemde üniversitelerde öğrenci olan, var olan eğitim anlayışından tatmin olmayan ve eski hocalarının dersini takip eden, alternatif mecralar arayan, kendilerine yeni ve eleştirel bir bakış açısı sunabilen hocaları dinlemeye gelenler. Kimisi ise geleceğin akademisyenleri. 

BİLAR vesilesiyle yan yana gelmiş ve buluşmuş insanların sonrasında kurdukları birçok dernekte (İnsan Hakları Derneği, Dil Derneği), 1990’larda gelişen, o dönemin Türkiyesi için yeni olan tartışma alanlarda (feminizm, toplumsal cinsiyet, çevre vs.) ve toplumsal hareketlerde (kadın hareketi, çevre aktivizmi, LGBTİ+), kimi zaman doğrudan kimi zaman dolaylı olarak BİLAR’ın katkılarını görmek mümkün. 

1402’liklerin tekrar üniversiteye dönmeye başlaması ve siyasi-sosyal iklimin yumuşaması ile BİLAR A.Ş. deneyimi 1990’ların ortalarında sona eriyor. 

1980’lerde var olmak, üretebilmek için neredeyse bir zorunlulukla yan yana gelen farklı çevreler 1990’ların siyasi tartışmaları ekseninde tekrar ayrışıyorlar ve BİLAR A.Ş. yavaşça sönümleniyor. Aziz Nesin, Mayıs 1995’te**** BİLAR A.Ş.’de görev alan insanlara ve şirket hissedarlarına, BİLAR A.Ş.’nin akıbetinin ne olacağını tartışmak üzere planladığı 11 Temmuz 1995 toplantısını duyuran bir mektup yolluyor. Aziz Nesin toplantıdan 5 gün önce yaşamını yitiriyor...
 

*  İzmir için ise 15 Mart 1986’da yapılmak üzere planlandı.

** Şirket başvurusuna değinen 20 Ekim 1984 tarihli Tercüman gazetesinin “Ünlü Solcular Şirketleşiyor” başlığıyla verdiği haberde bu kişiler “tanınmış solcular”, “komünizm propagandasından defalarca hakim önüne çıkarılmış ünlü solcu isimler” ya da “Dilekçeci Aydınlar” olarak lanse ediliyorlar (Ulusoy, 2017:78).

*** Tanıklıklar içeriğinde yer alan ve 1984’ten beri bu girişimin içinde bulunanların [bkz. Cevat Geray ve Haluk Gerger görüşmeleri] aktardıklarına göre, EKİN A.Ş.’nin kurulamayacağı anlaşıldığı zaman, halihazırda kurucularını tanıdıkları BİLAR A.Ş.’nin satın alınmasına karar veriliyor. Ömer Ulusoy’un (2017:84) aktardığına göre ise, BİLAR A.Ş. ile ilgili dokümanlardan bu kadronun, ret kararının çıktığı dönemde derhal başka formüller üretmeye odaklandığı ve BİLAR A.Ş.’nin kuruluş aşamasına da dahil olduğu anlaşılıyor. Şirket kuruluş başvurusu 15 Ocak 1985’te yapılan BİLAR A.Ş., Yüce Tunç Tayanç, İlhan Alkan, Erhan Tezgör, Melek Emel Keskin ve Fatma Şükriye Deriş tarafından kuruluyor ve 19 Haziran 1985 tarihinde 57712 ticaret sicil numarası ile tescil ediliyor.

****  Şirketin ticaret sicilinden siliniş tarihi 23 Ocak 2014’tür.