Hafıza ya da bellek, pek çok kez sinemanın, edebiyatın, tiyatronun, plastik sanatların ve daha birçok başka sanat dalının konusu olmuştur. Filmler, belgeseller, sergiler, karikatürler, almanaklar, müzeler, kitaplar sıklıkla bizlere tanıklık sunmakta; geçmişe bir pencere açarken bugün yüzleşmenin, diyaloğun, iyileşmenin kapısını hiç ummadığımız biçimlerde aralamaktadır.

Sanatın hafızayı yaşatmaya, canlandırmaya ya da hiç hafızamızda yer etmeyenleri zihnimizle tanıştrmaya ön ayak olduğu örneklerin tümünü derlemek mümkün değil.

Aşağıda bulabileceğiniz örnekler, belleği sanatın merkezine oturtmuş binlercesinden yalnızca birkaçı.


Eklemek istediğiniz içerikler için lütfen iletişim kutusunu doldurun: 

http://www.hafizakaydi.org/iletisim

 

Müze: 12 Eylül Utanç Müzesi (2012)

1980 askeri darbesinin 30’uncu yıldönümünde açılan 12 Eylül Utanç Müzesi, cunta döneminde gerçekleşen hak ihlallerine ilişkin hakikatın gün yüzüne çıkarılması ve bu şekilde militarizmin gerçek yüzünün teşhir edilmesini amaçlıyor. 78’liler Vakfı tarafından başlatılan girişimle oluşturulan müze, 1970’li ve 80’li yıllara ait ordunun baskısını temsil eden objelerden ya da bu dönemde aşamış ve hayatını kaybetmiş muhalif isimlerin kişisel eşyalar ile dönemi belirleyen belgelerden oluşuyor.


Utanç Müzesi, alışılageldiği gibi sabit olarak bir yere konumlanmıyor, Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerini dolaşıyor. Yalnızca objelerin, belgelerin sergilenmesiyle yetinmeyen, gidilen yerlerde mağdurların katılımı, paneller, söyleşiler, belgesel gösterimleri ile müze militarizme dair daha derinlikli bir kavrayış geliştirilmesine olanak tanıyor.

 

Sergi: Hafızayı Harekete Geçirmek: Kadınların Tanıklığı (2014)

Sanatçılar: Gülçin Aksoy, Hera Büyüktaşçıyan, Silvina Der-Meguerditchian, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Gülsün Karamustafa, Susan Meiselas, Nar Photos (Serra Akcan, Fatma Çelik, Gülşin Ketenci, Aylin Kızıl, Serpil Polat), Lorie Novak, Emine Gözde Sevim, Aylin Tekiner

Küratörler:Ayşe Gül Altınay, Işın Önol

 

Sergideki feminist yapıtlar, hafızayı direniş politikalarının bir parçası olarak tasavvur ederken, geniş bir coğrafyaya yayılmış, geçmişteki ve süregiden şiddete dair tanıklıkları ve anıları toplumsal değişim mücadelelerini desteklemek üzere seferber ediyor, bunu resmî yaklaşım dışında kalan tanıklık ve anma biçimlerini öne çıkararak yapıyorlar. Şiddet barındıran suçları ve içerdikleri cinsiyetlendirilmiş boyutları sergilerken, ağır yıkımlardan kurtulmuş veya bunun için mücadele veren kişi ve toplulukların özgün karakterlerini de görünür kılıyorlar.

Sergide yer alan yapıtların tartışmaya açmaya çalıştığı kimi sorular şöyle sıralanabilir: Susturulmaya ve unutmaya, devlet gücüne ve eylemsizliğe karşı direnişte tanıklığın nasıl bir rolü var? Geçmişteki şiddetin bugünü şekillendiren hafızadan silinmesine karşı mücadelede ve gelecek kuşaklar için yeni ufuklar oluşturmada sanat nasıl bir rol oynar? Özellikle kadınların, kendilerine ve güçsüz bırakılmış diğer toplumsal gruplara yönelik şiddeti açığa sermek ve tazmin etmek üzere tasarladıkları özgün stratejiler nelerdir?
http://www.depoistanbul.net/tr/activites_detail.asp?ac=115

 

Sergi:Roboski Müzesi Destek Sergisi: Hafıza, Yüzleşme, Dayanışma (2014)

Şırnak'ın Uludere ilçesindeki Ortasu/Roboski ve Gülyazı/Bujehköylerinden, 28'i aynı aileden 34 kişi savaş uçaklarının bombardımanıyla 28 Aralık 2011'de öldürüldü. Yaşanan bu insanlık dramı unutmamak, adalet duygusunun onarılmasına katkı sunmak için Roboski Müzesi kurma çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda gerçekleşen sergiyle Roboski Müzesi için kaynak oluşutulmaya çalışılmıştır.


Sergiye eserlerini vererek katkı sağlayan sanatçılar: Abdulkerım Bozan , Abdurezzak Ilge, Alı Asker Bal, Aynur Ocak, Aynur Yazıbakan, Bıseng Özdınç, Cafer Tabak, Cebraıl Ötgün, Ceyda Çoksezen, Ceyda Tırtıl, Çerkes Karadag, Çınar Azızoglu, Döndü Özkök, Ercan Parlak , Esma Sürücü, Fırat Demır, Gülseren Sönmez , Hacı Demırcı, Harun Beyhan, Hasan Bagdas, Hursıt Aydogan, Hülya Yücel, Hüsnü Dokak  Imrem Iyem Aslan, Ismaıl Ates, Ismaıl Hakkı Demırtas, Isılay Erdost, Kadır Selçuk Yasa, Mehmet Alı Dogan, Mahmut Öztürk, Mehdı Saadetı, Mehmet Arslan Güven, Mehmet Serıf Akelma, Mehtap Saldıray, Metın Yurdanur, Necla Tosmur, Nımet Keser, Nurı Aslan, Orhan Kurmalı, Rugül Serbest, Selım Çınar, Semra Yücel, Serpıl Odabası, Seval Sener, Sıyarbar Epözdemır, Tahsın Aydogmus, Taner Güven, Tıfak Arslan, Tugba Turan, Yılmaz Çavus, Zülfıkar Sayın.

 

Sergi: Drawing Thoughts / Hafızayı Taramak (2015)

Küratör: Sevim Sancaktar

Sanatçılar: Ata Kam,  Ceylan Öztürk, Eda Gecikmez, Ege Kanar, Mahmut Celayir, Melisa Önel, Merve Ünsal, Selim Süme, Sinan Tuncay

Drawing Thoughts sergisi, aracısız hafıza alanının bugünü nasıl şekillendirdiğini ve kurgulanmış tarih ile hafızanın siyaseti arasındaki yelpazede kalan aktarımların nasıl farklılaştığına bakıyor. Hafızanın kavramsallaştırılmasıyla ilintilendirilen “post memory” kavramı, sergide çeşitli izler üzerinden okumalar sunananalojik bir çerçeve çiziyor ve bu alanı tarayan sanatçıların işleri üzerinden irdeleniyor. Farklı sanat pratiklerinin bir araya geldiği sergi, bireye ait olan ile kolektif hafızada yorumlamalarla oluşan izlekleri takip eden bir yaklaşımla bir yandan kesintiye uğra(tılan)yan hafızayı tartışmayı öneriyor.

http://sanat.burada.com.tr/etkinlikler/istanbul,besiktas,levent/sanat,genel/sergi/414/drawing-thoughts-hafizayi-taramak-karma-sergi-cam-galeri

 

Sergi: "Yeri Olmayan Hafıza" Sergisi (2014)

Ermeni sanatçı Silvina Der-Meguerditchian tarafından Diyarbakır Surp Gragos Ermeni Kilisesi'nde 'Yeri Olmayan Hafıza' adında resim sergisi gerçekleştrildi. Geçmiş yıllarda yaşanan acılarının konu edildiği resim sergisi insanları o döneme götürerek, hafızalarını tazelenmesini sağladı. Sergiye Gaziantep - Kahramanmaraş bölgelerinden Amerika'ya göç eden Ermeniler katılım gösterdi.

http://www.olaymedya.com/index.php/haber/diyarbakirda-quotyeri-olmayan-hafizaquot-sergisi/23901

 

Sergi: Ömrüne Sığmayan Adam: Aziz Nesin 1915-2015(2015)

Aziz Nesin’in yüzüncü doğum yılı hatırasına düzenlenen etkinliklerden biri de Ömrüne Sığmayan Adam: Aziz Nesin 1915-2015 sergisiydi. Sergide Aziz Nesin’in edebi yönünün yanı sıra Türkiye’deki eğitim politikaları sorunlarına değinen Nesin ile 6-7 Eylül olaylarından Sivas Katliamı‘na kadar Türkiye’de derin iz bırakan olaylara tanıklık etmiş bir birey olarak da incelenmekte ve yakın tarihi de bir pencere açmaktadır.

http://dagmedya.net/2015/07/03/sen-nesin-sen-nesinden-madimak-katliamina-bir-hafiza-sergisi/

 

Sergi: Dildilian Kardeşlerin Objektifinden Bir Ermeni Ailesinin Yitik Geçmişine Tanıklıklar (1872-1923) (2015)

Bu sergide, yaşamlarını Sivas, Merzifon ve Samsun yöresinde fotoğrafçılık yaparak sürdüren Dildilian ailesinin öyküsü konu ediliyor. 1872-1923 yılları arasında tarihlenen öykünün arka planında dünyayı yerle bir eden savaş, can çekişen ve artık enkaza dönüşen bir imparatorluk var. Öykünün merkezinde ise bu enkazın altında ezilen, acı çeken ve yokolan bir ulus yatıyor.

Sergi, Ermenilerin 2.500 yıldır yaşadıkları topraklardan şiddet yoluyla silinmesiyle sonuçlanan sancılı bir süreci ele alıyor. Ama daha önemlisi Anadolulu Ermenilerin eğitim, kültür ve ticaret alanında kaydettikleri kazanımları işaret etmesi bakımından da önem kazanıyor ve Anadolu'nun aslında neleri, nasıl yitirdiğini gözler önüne seriyor.

http://www.evrensel.net/haber/264862/dildilian-kardeslerin-objektifinden-bir-toplumun-yitik-oykusu

 

Sergi: Gezi: Başlangıç(2013)

Özlem Yılmaz'ın tasarımını yaptığı sergide Nar Photos, Şahan Nuhoğlu, Ahmet Şık, Nazım Serhat Fırat'ın fotoğrafları, Açık Radyo, Simon Art'ın ses kolajları ve Videoccupy'un videoları yer aldı. Serginin metinleri ise Merve Erol tarafından hazırlandı.

Sergi tanıtımında yaptıkları çalışma şu şekilde açıklandı: "Yakın tarihimizin en uzun yazı bittiğine, yeni bir sonbahar / kış sezonuna hazırlandığımıza göre, yaşadıklarımızı gözden geçirmenin de zamanı. "Gezi: Başlangıç" olguları nakletmekle yetinen, herkesin kendini içine yerleştirebileceği bir hatırlatma çabası, Gezi'yi uzaktan takip eden İstanbul ziyaretçileri için de giriş niteliğinde bir deneme."

 

Resim: Gezi Direnişi Tablosu (2015)

Ressam: Haydar Özay

 

Film: Sonbahar (2008)

Yönetmen: Özcan Alper

Hopa,Çamlıhemşin ve Kemalpaşa'da çekilen filmde, genç bir üniversite öğrencisi(22 yaşında) olarak girdiği cezaevinde ölüm orucuna giren ve 10 yıl sonra özgürlüğüne kavuşan Yusuf’un çocukluk ve ilk gençlik yıllarının izini sürerek geçirdiği son iki ayının öyküsü anlatılıyor.

 

Film: Rüzgarın Hatıraları (2015)

Yönetmen: Özcan Alper

Hükümete muhalif bir gazete çıkartan, gayrimüslüm yazar Aram'ın İstanbul'da küçük bir matbaası vardır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'de de artan yabancı düşmanlığı Aram'ı ve gazetesini bulur. Ödeyemeyeceği bir varlık vergisi yükümlülüğü ile arananlar listesine giren Aram, çareyi yakın arkadaşının yardımıyla kaçmakta bulur. Sovyet Gürcistan'ın sınırına gelmeden, Karadeniz ormanlarında saklanacak bir kulübe bulur. Burada sınıra geçeceği günleri sabırla beklerken, sürgünde yazmaya ve geçmişini unutmamak için çizmeye devam eder. Bu sürgün hiç bitmeyecek gibidir...

 

Film: Saroyan Ülkesi (2013)

Yönetmen: Lusin Dink

Saroyan Ülkesi, kendisini "Ermeni, ABD'li ve Bitlisli bir yazar" olarak tanımlayan Ermeni asıllı ABD'li yazar William Saroyan'ın 1964 yılında Bitlis'e yaptığı yolculuğu konu alan, 2012 yapımı, yönetmenliğini, filmin senaryosunu da yazan Lusin Dink'in yaptığı belgesel film.

 

Film: Çoğunluk (2010)

Yönetmen: Seren Yüce

Filmde toplumdaki ayrımcılıklar konu edinilmiştir. 20 yaşındaki Mertkan'ın basit bir hayatı vardır. İnşaat sektöründe çalışan babasının işlerine yardımcı olur, arabayla şehri turlar, arkadaşlarıyla içer, barlara gider. Aynı zamanda açıköğretimde üniversite okumaktadır. Ailesi askere gitmesini istemektedir fakat Mertkan gitmez. El bebek gül bebek büyümüştür. Bir gün Burger King'de çalışan Doğulu bir kızla(Gül) tanışır ve ilişkisi başlar. Mertkan'ın Gül ile olan ilişkisi ve zaman içerisinde başına gelen olaylar, hayatının devamını etkileyecektir.

 

Film: 5 No’lu Cezaevi (2011)

Yönetmen: Çayan Demirel

1980-84 döneminde, darbe rejiminin en ağır koşullarının yaşandığı Diyarbakır Cezaevi’ni anlatan belgesel. Dönemin tanıkları, maruz kaldıkları işkenceleri, hayata tutunma çabalarını ve dönemin bugünlerine nasıl yansıdığını anlatıyor.

 

Film: Hay Way Zaman (2014)

Yönetmen: Nezahat Gündoğan

Dersim katliamında ailesi öldürülen ve yaralanan ağabeyiyle birlikte yollara düşen Emoş Gülver, bu zorlu yolculuk sırasında ağabeyini de kaybeder. Artık tek başınadır ve sahip olduğu dil, inanç ve kültürden çok uzakta başka bir hayata başlamak zorunda bırakılır. Aradan 74 sene geçtikten sonra köklerini arama ve belleğindeki anıları hatırlama zamanı gelir. Onu hiç yalnız bırakmayan kızı Serpil ile birlikte yola çıkan Emoş Gülver, kökleri ve çok uzun zaman önce kaybettiği kimi aile fertleriyle yeniden buluşacaktır... Emoş Gülver'in dokunaklı hikayesinin yanısıra o tarihte Dersim'de bulunan bazı askerlerin de itiraf ve yüzleşme hikayelerini de izleyiciyle buluşturan film.

 

Film: Bûka Baranê (2013)

Yönetmen: Dilek Gökçin

Belgesel, savaşın ve savaşla gelen baskı ortamının gündelik olarak yaşandığı bir köy ilkokulunda okuyan çocukların 90’lı yıllarda ve bugün neler yaşadığına ve barışa olan özlemlerine odaklanıyor.

 

Film: İki Tutam Saç: Dersimin Kayıp Kızları (2010)

Yönetmen: Nezahat Gündoğan, Kazım Gündoğan

1937-38 yıllarında Dersim'e yapılan "ıslah" amaçlı harekâtta ne kadar insanın öldürüldüğü, kaç kişinin batı illerine sürgün edildiği halen tam olarak bilinmiyor. Harekat sonrası asker ailelerine

pay edilen yüzlerce kız çocuğunun öyküsü ilk kez İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları filmiyle ortaya çıkıyor. Filmdeki iki öyküden biri, amca torunu olan iki kız çocuğunun Dersim Harekâtı'nda nasıl kaybolduklarını, askerlerce nerelere ve nasıl götürüldüklerini konu alıyor. Bu bölümde Huriye ve Fatma'nın götürüldükleri yerlerdeki uyum sorunları, kaçışları ve ailelerinin izini sürmeleri anlatılıyor. Diğer öyküdeyse "evlatlık" götürülen fakat bugüne kadar bulunamayan Şemsi ile Sakine'nin hikâyeleri üzerinden, Dersimli ailelerin çocuklarını arama süreçleri beyazperdeye taşınıyor.

Türkiye ve Almanya'da ayrı ayrı galalar düzenlenen film, vizyon şansı bulan belgesellerdendi.

 

Kitap: Dersimin Kayıp Kızları (2012)

Yazar: Nezahat Gündoğan, Kazım Gündoğan

1937/1938 “Tunceli Harekâtı”ndan sonra çok sayıda kız çocuk ailelerinden alındı – kimisi zaten anne babasız kalmıştı. Yatılı okullara verildiler, bazıları da subaylara veya bürokratlara evlatlık olarak teslim edildi. Aslında 1926’dan 1950’ye kadar değişen yoğunluklarla süren bu uygulama, Dersim kırımının vahim cephelerinden biridir.

Nezahat ve Kazım Gündoğan, yıllarca uğraşarak, sebatla, Dersim’in bu kayıp kızlarının izini sürdüler. Kendileriyle, yakınlarıyla konuştular. Bu kitapta, yüzü aşkın ‘vaka’ yer alıyor: Ailesinden, kökünden koparılmış insanların çile dolu hikâyelerinden parçalar… Annelerin çocuklarından, hatta bazen kendilerinden sakladıkları sırların hikâyeleri…