MEDYA OKUMASI NEDEN YAPILIR?

Medya okuması içerik tipi, incelenen olayın medyada nasıl yer aldığını ve nasıl yansıtıldığı üzerinden bir analiz yapar. İlgili medya yayınlarının dijital ve basılı arşivleri incelenir. Medya okuması yaparken, mümkün olduğunca farklı yayın organlarını taramak, incelenen olayın yaşandığı dönemin siyasal ve toplumsal yapısını kavramak açısından yol göstericidir. Bugünün dünle bağlantıları ve tekrar eden örüntüleri fark etmek açısından önemlidir.  Medya okuması içerik tipi aynı zamanda, ana akım medyanın olayları çerçeveleme ve aktarma pratiklerine bakarak, topluma olanın bitenin nasıl sunulduğunun bir analizini yapmayı hedefler. 

NASIL YAPILIR?

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mine Gencel Bek’in, eleştirel söylem analizi kuram ve araştırmalarından hareketle 'Haberi Okumak' dersi öğrencileri için oluşturduğu tabloya göre, medya okuması yaparken, yayınlarda, haberlerde, kaynaklarda metne dair incelenmesi ve sorgulanması gerekenler şunlardır:

  • Haber, başlık ve fotoğraflar arasında nasıl bir ilişki var?
  • Aynı sayfadaki farklı haber öyküleri arasında bir ilişki var mı? Sayfa düzeni nasıl? Kullanılan karakterler, fontlar, herhangi bir sembol, grafik renk var mı?

  • Nasıl bir dil kullanılmış? Günlük konuşma, popüler dil, ‘halkın sesi’?

  • Haberde nasıl bir ideolojik bakış açısı egemen? Seçilen sözcükler, anahtar kavramlar neler ve metin içinde ne kadar yoğun ve nerelerde (başlık, spot vb.) kullanılmışlar? Daha önce yazılan haberlerle bir paralellik içinde mi? Haberin belli bir perspektiften yazılmasının, analiz ettiğimiz haber özelinde önemi ne?

  • Bir konuda/olayda, her taraflara eşit mesafede mi durulmuş yoksa biri öne mi çıkarılmış? Olayın taraflarına söz hakkı tanınmış mı? Tanındıysa sözler nasıl yansıtılmış? 

  • Haberde doğal görülen, sorgulanmayan konular neler? Eleştirilen, olumsuzlanan konular neler? Bir önkabul, peşin hüküm, verili kabul etme durumu, kişiselleştirme var mı?

  • Haber kaynağı belli mi? Haberde bu nasıl belirtilmiş?

  • Haberde düşüncelerine başvurulan kişiler kimler? Bu düşünceler haberde nasıl ifade edilmiş? Hangi sözcüklerle (‘iddia etti’, ‘belirtti’) ve hangi noktalama işaretleriyle (kişilerin görüşleri tırnak işaretiyle mi verilmiş, doğrudan mı alıntılanmış) verilmiş? Nasıl özetlenmiş, bu görüşlerin sırası, oranı ne?

  • Haberde mesele/olayın katılımcıları nasıl tanımlanmış? (Örneğin: ‘terörist’, ‘bebek katili’) Genelleştirme, abartma, belli özellikleri vurgulama söz konusu mu? Nasıl sıfatlar kullanılmış?

  • Haberde olayı kimin/kimlerin gerçekleştirdiği nasıl verilmiş? Aktif mi yoksa pasif mi verilmiş? Bunun önemi ne?

  • Haber konunun/olayın arkaplanı/tarihsel bağlamı kurulmuş mu? Nasıl kurulmuş?

  • Haber başla türlü nasıl yazılabilirdi? Habere konu olan olaya başka nasıl bakılabilirdi?

 

Hafıza Kaydı medya okuması içeriğinin ideal olarak bu sorulara yanıt verecek şekilde hazırlanması planlanır. Özellikle, haberlerde nasıl bir dil kullanıldığı, kimin sesinin yükseltildiği, kimin sesinin kısıldığı; haberde düşüncelerine başvurulan kişiler ve düşüncelerinin ifade ediliş tarzı sorgulanır. Bu sorgulamalar sırasında ulaşılan yanıtlarla genel bir izlenim yazılır. Medya okumasında, ilgili dosyaya dair haberlerde öne çıkan eksiklikler de vurgulanır.

 

Ön Araştırma: Arşivler

Hangi olayın, hangi konunun ne şekilde araştırılacağı ve özellikle tarama yapılırken hangi tarihli yayınlara bakılacağı önden tespit edilmelidir. İncelenecek takvim gününü içerecek şekilde ilgili tarih aralığında bütün bir haftanın taranması, olaya dair gelişmelerin takip edilmesi ve sonradan çıkan haber ve yorumları yakalamak açısından önemlidir. Olayın öncesinde yaşananların taranması da olaya zemin hazırlayan diğer olayların takibi için ve olayın yaşandığı tarihte zamanın ruhunu, o zamanın perspektifini kavramak konusunda önemli olabilir. Olay yaşandığı tarihte ve sonrasında nasıl görüldü, nasıl ele alındı? Daha sonra bağlantılı bir gelişme yaşandı mı? Kendinden önceki olaylarla bağlantıları var mı? gibi sorular her zaman sorulmalıdır.

Basılı arşiv taramasında hangi arşivlere bakılabilir? Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, Tapu Kadostro Genel Müdürlüğü Arşivi, Vakıflar Arşivi, Şer'iyye Sicilleri, Meclis Arşivi, Milli Kütüphane, Atatürk Kitaplığı, İzmir Milli Kütüphane, üniversite kütüphaneleri ve her türlü dijital arşiv. Kamu ya da özel kurumların, yayın organlarının kendi belge ve bilgi birimlerinde tutulan arşivler de önemlidir. Bunların dışında belediyelerin arşivleri, her tülrü şehir arşivi, idari arşivler, noter arşivleri, dini arşivler, kişisel arşivler, ekonomik arşivler, ikonografik arşivler, fotoğraf ve film arşivleri ile sanat arşivleri de düşünülebilir. 

 

Araştırma Süreci

Kütüphane arşivleri, özellikle de Milli Kütüphane arşivleri döneme dair tüm gazetelerin yayınlarını incelemek için en uygun seçenek. Gazetelerin büyük kısmının kurulduğu ve düzenli yayına geçtiği 1930-39 yılından itibaren olan yayınlara kütüphanenin arşivlerinden ulaşılabiliyor. Ayrıca 1925’lerden itibaren de yayınların büyük kısmı latin alfabesiyle yayımlanıyor. 

Eğer Milli Kütüphane’den araştırma yapılacaksa üye olmak araştırmayı kolaylaştırıyor, aksi durumunda misafir kartı ayda bir kereye mahsus kullanılabiliyor. Misafir kartıyla süreli yayınlarda sadece 6 yayın incelenebiliyor. Bu durum, aynı kaynağın birden fazla yayınını incelemek için de geçerli. Kütüphaneye üye olursanız arşiv katına çıkarak, daha fazla yayın incelenebiliyor. Yayınlar iki türde arşivleniyor. MF, yani basılı arşiv ve DVD arşivi. Bazı yayınların 2008-2011 DVD arşivi bulunuyor. Bunların fotoğrafı çekilebilir, kütüphaneden alınacak DVD’lere yüklenebilir ya da mikrofilmle çıktısına ulaşılabilir. Ayrıca hafta sonu için talepte bulunabilir ya da Milli Kütüphane’nin web sitesi üzerinden istekte bulunulabilir.

Hafıza Kaydı medya taraması araştırma sürecinde gazetelerin dijital arşivlerini de kullanıyor. Cumhuriyet’in arşivine dijital ortamda 1930’dan itibaren ulaşmak mümkün. Milliyet’in dijital veri tabanında da 3 Mayıs 1950 ile 31 Aralık 2007 tarihleri arasındaki arşivine ve günümüze ulaşılabiliyor. Hürriyet’in 1998 yılından itibaren arşivleri web sitelerinde mevcut, ayrıca “arşivde bugün” kısmıyla birlikte 1956’dan itibaren her 10 yıldaki manşetleri okuyucuya sunuluyor. Ayrıca, gazeteler.ankara.edu.tr adresinden 1923 ve öncesindeki gazetelerin bir kısmına ulaşmak mümkün. 

 

Milli Kütüphane’den ulaşılabilecek bazı süreli yayınlar ve tarih aralıkları:

Hakimiyeti Milliye - 1915

Yenigün - 1918

Halkın Sesi - 1924

Cumhuriyet - 1924/günümüz

Ulus - 1929/1990

İkdam - 1929/1930

Milliyet - 1929/günümüz

Evrensel Ay 1931-1935

Cugeton (Dalgacı) 1909- 1931

L'Aurore 1908-1922

Le Jeune Turc 1908-1918

Le Journal d'Orient  1917-1971

J La Nasion 1919-1923

La Gazzette 1923-1924

La Boz de Oriente (Doğu'nun Sesi) 1931-1939

Şabat (Cumartesi) 1947-1950)

La Luz (Işık) 1950-1953)

El Tyempo (Zaman) 1957-1959

La Luz de Turkiya (Türkiye'nin Işığı) 1953-1955

La Vera Luz (Gerçek Işık) 1953- 1972  

Salom (Selam Barış)  1947-günümüz

Agos - dijital arşiv 2008